İçindekiler
Pragmata - Demo İnceleme
- Hugh ile Diana arasındaki sıcak baba-kız dinamiği ve doğal diyaloglar
- Geniş grafik ayarları ve optimizasyon seçenekleri
- DualSense'in dokunsal geri bildirimleriyle güçlenen atmosfer
Capcom'un yıllar sonra attığı yeni adım
Capcom tarafından geliştirilen ve yayımlanan bilim-kurgu aksiyon-macera oyunu Pragmata, mevcut planlamalara göre 24 Nisan 2026'da PlayStation 5, Xbox Series X|S, Nintendo Switch 2 ve PC (Steam) için çıkacak. Oyunun PC demo versiyonu şu anda Steam üzerinden 7.4 GB boyutuyla indirilebilir durumda ve yaklaşık 25-30 dakikalık oynanış sunuyor.
İlk olarak 2020 yılında PlayStation 5 tanıtım etkinliğinde duyurulan Pragmata, o günden bu yana 2022 ve 2023'ten sonra üçüncü kez ertelenerek nihai tarihe kavuşmuş gibi duruyor. Yönetmen koltuğunda Devil May Cry 5'in geliştirme ekibinden Cho Yonghee, yapımcılık görevinde ise Dead Rising 4'te çalışmış Naoto Oyama oturuyor.
Reach for the Moon Engine (RE) üzerine inşa edilen oyun, standart sürüm için 59.99 dolar, artbook ve soundtrack içeren Deluxe sürüm içinse 69.99 dolar fiyat etiketiyle satışa sunulacak deniliyor.
Pragmata, Capcom’un 2012’deki Dragon’s Dogma’dan bu yana duyurduğu ilk tamamen yeni IP (Intellectual Property : daha önce var olmayan, sıfırdan yaratılmış bir evren) olmasıyla da ayrı bir öneme sahip. 14 yıl yeni fikir üretmemişler, yani Pragmata onlar için büyük bir risk. Ama demo'dan anladığım kadarıyla, risk almaktan çekinmemişler.
Bir görev, bir kaza, bir ortaklık
Pragmata'nın hikayesi yakın gelecekte, insanlığın Ay'da Lunam Ore adlı bir mineral keşfetmesiyle başlıyor. Bu mineralden Lunafilament adında, verisi olan her şeyi kopyalayabilen devrimsel bir materyal geliştiriliyor. Yapay zeka bile yapılabiliyor bu şeyler. Tabii bu kadar güçlü bir şey olunca işler ters gidiyor.
Bir gün Ay üssündeki araştırma merkeziyle tüm iletişim kopuyor ve Delos Corporation acil bir müdahale ekibi gönderiyor. Bizim kahramanımız Hugh Williams, bu ekibin bir üyesi olarak görevlendirilmiş deneyimli bir güvenlik uzmanı. Ay'a varır varmaz büyük bir deprem oluyor ve Hugh ekibinden ayrılıp ağır yaralı halde kalıyor.
Onu bulan ise Diana adını verdiği küçük bir kız görünümündeki android oluyor. Diana aslında bir Pragmata, yani Lunafilament kullanılarak yaratılmış yapay bir varlık. Gelişmiş hacking yetenekleri var ama fiziksel gücü yok. İkili, Ay üssünün kontrolünü ele geçirmiş AI'ya karşı güçlerini birleştirmek ve Dünya'ya dönüş yolu bulmak zorunda kalıyor.
Hugh biraz alaycı, düşüncelerini doğrudan söyleyen ama özünde nazik bir karakter. Diana ise meraklı ve öğrenmeye açık, çevresine masumiyet dolu bir şaşkınlıkla tepki veriyor. İkisinin arasındaki dinamik, The Last of Us'taki Joel ve Ellie ilişkisini hatırlatıyor ama Pragmata bunu kendi özgün yorumuyla sunuyor. Demo boyunca ikili arasındaki diyaloglar oldukça doğal akıyor ve karakterlerin birbirlerine ısınma süreçleri çok iyi yansıtılmış.
Refleksle strateji arasında denge kurmayı öğreten bir oynanış
Pragmata'nın kalbi, eş zamanlı ikili karakter kontrolünde atıyor. Demo'yu ilk açtığımda karşılaştığım sistem beni hem şaşırttı hem de heyecanlandırdı. Sol analog ile Hugh'u hareket ettiriyorsunuz, sağ tetikle ateş ediyorsunuz. Buraya kadar normal. Ama aynı anda sağ elinizle Diana'nın hacking panelini de kontrol ediyorsunuz. Bu, beynin her iki yarısını aynı anda çalıştırmayı gerektiren benzersiz bir deneyim sunuyor ve başlangıçta insanı epey zorluyor.
Oyun üçüncü şahıs bakış açısından oynanıyor. Hugh’un farklı silahları ve uzay giysisine entegre bir itici (thruster) sistemi var. Başlangıç tabancası altı mermi kapasiteli ve otomatik olarak yenileniyor, mermi sıkıntısı çekmiyorsunuz. İlerledikçe plazma kesici gibi yakın mesafe silahlar ve pompalı tüfek gibi ağır hasar veren silahlar da kullanılabiliyor. Her silahın kendine özgü menzil, hasar ve ateş hızı değerleri var.
Thruster (itici) sistemi oyunun hareketliliğini önemli ölçüde artırıyor. X tuşuna basılı tutarak yaklaşık 3-4 metre yüksekliğe çıkabiliyorsunuz. Çift zıplama yaparak platformlar arası geçişler mümkün hale geliyor. Ancak thruster (itici) sınırsız değil, ekranın sol alt köşesindeki mavi çubuk tükendiğinde birkaç saniye beklemeniz gerekiyor. Bu da stratejiyi devreye sokuyor: yüksek bir platforma mı çıkmalı yoksa düşman saldırısından kaçmak için mi kullanmalı?
Demo içinde karşılaşılan düşman çeşitleri ise şu şekilde: Walker adı verilen iki ayaklı robot birimler, Turret savunma sistemleri ve daha büyük, ağır zırhlı Enforcer robotları. Her birinin farklı saldırı paternleri ve zayıf noktaları var. Walker'lar hızlı hareket edip lazer silahlarıyla sürekli ateş ederken, Enforcer'lar yavaş ama çok daha dayanıklı ve ağır hasar veren roketlerle donanmış.

Zamanlama ve karar vermeye dayalı mekanikler
Pragmata’nın can alıcı noktası oyun içi mekaniklerinde. L2’ye basınca (PC'de sağ tık) ekranın sağ tarafında bir panel açılıyor. Diana’nın hacking paneli bu. Pipe Mania tarzı bir mini oyun gibi: yeşil başlangıç noktasından çıkan enerji akışını, fare veya sağ analog ile kontrol ettiğiniz imleci hareket ettirerek yeşil hedef noktaya ulaştırmanız gerekiyor.Başarılı olursanız, düşmanın energy shield'i (enerji kalkanı) kapanıyor ve zayıf noktaları görünüyor. Kalkan kapalıyken çok daha fazla hasar alıyorlar. Ama işin püf noktası şurada: yolda mavi düğümler var. Bunları da toplarsanız hasar daha da artıyor ve kalkan kapanma süresi 3 saniyeden 7 saniyeye çıkıyor. Tabii bu hack süresini de uzatıyor.
Tam bu noktada oyun sizden karar vermenizi istiyor. Etrafınız kalabalıksa hızlı bir hack yapıp bir düşmanı saf dışı bırakmak mantıklı. Ama uzakta tek bir büyük tehdit varsa, tüm düğümleri toplayıp maksimum hasar vermek çok daha güvenli.
En zorlu kısmı şu: hacking paneli açıkken Hugh hareket edebiliyor ama ateş edemiyor. Hareket edebiliyorsunuz ama savunmasızsınız. Yani sürekli “şimdi hack mi yapayım, yoksa ateş mi edeyim?” diye düşünüyorsunuz. Ben ilk çatışmamda bu dengeyi kuramadım, hack’e dalıp Hugh’u unuttum ve bir Walker tarafından köşeye sıkıştırıldım.
İlk 15 dakika kafam karıştı ama sonra bir anda oturdu. Birini hackleyip kalkanını düşürüyor, hızlıca ateş edip öldürüyor, diğerine geçiyorsunuz. Bu ritim Vanquish'in hızlı kayma sistemini anımsatıyor ama daha stratejik. İşte demo'nun amacı da bu zaten: bu çılgın mekaniği öğretmek.
İyi haber şu: Diana'nın hack'leri sınırsız, Hugh'un mermileri otomatik yenileniyor. Kaynak yönetimi yok yani. Can bitince checkpoint'ten (kontrol noktası) başlıyorsunuz. Checkpoint sistemi cömert, her bölümün başında ve önemli dövüşlerden önce kayıt var.

Eski usul keşif anlayışı
Demo, ana hikayeden bağımsız "Sketchbook" adında özel bir bölüm sunuyor. Bu kısım, fuarlardaki sürümlerden farklı düşman yerleşimleri ve ilerleme yapısı içeriyor. Geliştiriciler Automaton West'e yaptıkları açıklamada, demo'yu üç amaçla yayımladıklarını belirtmişler; ilki hacking-shooting (hack ve silahlı çatışma) kombinasyonunu oyunculara tanıtmak, ikincisi geniş PC ortamlarında performans geri bildirimi almak ve son olarak klavye-mouse kontrollerini test etmek.Demo da, benzer şekilde yine, tutorial alanı, açık hava combat zone'u (savaş alanı) ve kapalı koridor olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Tutorial (öğretici kısım) yaklaşık 5 dakika sürüyor ve temel mekanikleri öğretiyor. Açık hava kısmında platformlar arası thruster (itici sistem) ile geçişler ve orta ölçekli düşman gruplarıyla çatışmalar var. Kapalı koridor bölümüyse daha klostrofobik bir atmosfer sunuyor ve burada Enforcer robotlarıyla karşılaşıyorsunuz.
Dikkat çeken bir tasarım kararı olarak oyunda minimap, pusula ve zorunlu görev işaretçisi bulunmuyor. Bu oldschool yaklaşım, keşif hissini güçlendiriyor. Diana'nın scan (tarama) özelliği var; L1'e basarak yakındaki etkileşime açık objeleri sarı renkte vurgulayabiliyorsunuz. Bu özellik isteğe bağlı, kapatırsanız tamamen eski usul bir deneyim yaşıyorsunuz.
Demo'da gizli sürprizler de mevcut. Alternatif rotalar izleyerek ulaşabileceğiniz secret areas (gizli alanlar) var ve bunları bulduğunuzda Diana'dan özel illüstrasyonlar kazanıyorsunuz. Ben oynarken iki tane buldum ama toplam kaç tane olduğunu bilmiyorum. Bu collectible (toplanabilir eşya) sistemi, tam oyunda daha kapsamlı olacak gibi görünüyor.
Oyun genel olarak doğrusal bir yapıda olsa da, oyun size nasıl ilerlemek istediğinizi seçme özgürlüğü veriyor. Bir alanı sessizce thruster (itici) ile atlayıp geçebilir veya tüm düşmanları temizleyebilirsiniz. Stealth (gizlilik) mekaniği yok ama düşmanları uzaktan tespit edip stratejik pozisyonlar almak mümkün.

RE Engine ile yaratılan Ay üssü
Dragon's Dogma 2 ve Monster Hunter Wilds'ı oynadıysanız, RE Engine'in performans sorunlarını biliyorsunuzdur. Ama Pragmata'da bu sorun yok. Neden mi? Oyun kapalı ortam tasarımına odaklanmış. Motor böyle ortamlarda mükemmel çalışıyor.Ay araştırma istasyonunun metalik koridorları, neon ışık panelleri, güçlü ışık–gölge kullanımı gerçekten etkileyici. Özellikle Diana’nın görsel sunumu bende dahil olmak üzere pek çok kişinin dikkat çekmiş. Bilen bilir saç simülasyonu oyunlarda zor bir iş ve burada Capcom’un ekstra mesai yaptığı çok belli. Yapımcı Naoto Oyama’nın da söylediğine göre, Diana’nın uzun saçlarını doğal gösterebilmek için RE Engine bu oyun özelinde modifiye edilmiş. Hareket halindeyken saçları oldukça inandırıcı.
Ben oyunu Windows PC'de Steam üzerinden oynadım. Sistemim orta üst seviye sayılır ve oyun gayet akıcı çalıştı, hiç kasma yaşamadım. Ray tracing (ışın izleme) desteği mevcut; yansımalar ve gölgeler çok başarılı. Ayrıca DLSS (NVIDIA), FSR (AMD) ve XeSS (Intel) gibi performans artırıcı teknolojiler de destekleniyor. Yani hangi ekran kartına sahip olursanız olun ayarlarla rahatça oynayabiliyorsunuz.
Sistem gereksinimleri de korkutucu değil. Minimumda i5-10400 veya Ryzen 5 3600, 8 GB RAM ve GTX 1660 Super seviyesinde bir ekran kartı yeterli. Önerilen sistemde ise i7-10700 / Ryzen 7 3700X, 16 GB RAM ve RTX 2070 civarı bir kart var. SSD şart değil ama yükleme süreleri için kesinlikle tavsiye ediliyor.
Steam Deck'iniz varsa onu da söyleyeyim. SteamDeckHQ'nun testlerine göre, 800p çözünürlükte low-medium ayarlar ve FSR ile 30 ile 40 FPS arası performans alınabiliyormuş. Oynanır yani.
Bir uyarı: Oyunu ilk açtığınızda shader compilation (gölgelendirici derleme) süreci var, bu 5 ile 7 dakika sürebiliyor. Sabırlı olun, bir kerelik bir şey.
Grafik ayarları standart ve anlaşılır. Gölge, doku, bulanıklık gibi seçenekler kolayca ayarlanabiliyor. Ben hepsini maksimuma çekip oynadım, sorun yaşamadım.
Ay yüzeyindeki açık alan kısımları da atmosfer açısından güzel. Uzayın karanlığı, Dünya'nın ufukta parlaması, düşük yerçekimi hissi oyunun bilim kurgu havasını güçlendiriyor.

Synth ağırlıklı müzik ve çevresel ses tasarımı
Demo'da sadece Japonca ve İngilizce seslendirme var. İngilizce seslendirme kaliteli, Hugh'un yorgun ama kararlı tonu, Diana'nın meraklı ve canlı sesi karakterlere uygun. Tam sürümde Fransızca, İspanyolca, Almanca, Portekizce gibi diller de eklenecekmiş ama Türkçe altyazı veya seslendirme göremedim. Bu da Türk oyuncular için ciddi handikap ve hikayeyi tam anlamıyla takip etmeyi zorlaştırır.
Müzikte ise Kota Hoshino imzası var. Resident Evil 7 ve Resident Evil 2 Remake'ten tanıdığımız bir besteci. Synth ağırlıklı bir bilim kurgu ses atmosferi sunuyor. Savaş sırasında tempo artıyor, keşif anlarında daha sakin ortam müziği tarzı melodiler var.
Ses tasarımı çok detaylı. Ayakkabıların metal zemine çarpma sesi, thruster'ın itme gücü, lazer silahların ince sesi, robotların mekanik hareketleri kulağa çok doğal geliyor. Özellikle hack panelini açtığınızda duyduğunuz elektronik woosh sesi tatmin edici.
5.1 ve 7.1 surround sound (çevresel ses sistemi) destekleniyor. Kulaklık kullanıyorsanız 3D audio (üç boyutlu ses) seçeneği var. Düşmanların hangi yönden geldiğini kolayca ayırt edebiliyorsunuz. Deluxe Edition'da Shelter müziklerinin Lo-fi (gevşek ritimli), EDM (elektronik dans müziği) ve Jazz versiyonları bonus olarak geliyor.
Kontrolcü tarafında büyük vaatler
Demo henüz her platformda yayınlanmadığı için tüm özellikleri bizzat deneme şansım olmadı doğal olarak. Ama Capcom’un paylaştığı bilgiler ve ön izlenimlere (preview) bakılırsa, özellikle kontrolcü tarafında oldukça iddialı şeyler planlanıyor.Bildirildiğine göre dokunsal geri bildirim (haptic feedback), Diana’nın hack panelini daha anlamlı hissettirecek. Hack sırasında hafif titreşimler, başarılı olduğunda ise daha güçlü bir geri bildirim olacağı söyleniyor. Böylece ekrana bakmadan bile hack’in tuttuğu anlaşılabilecekmiş.
Uyarlanabilir tetikler (adaptive triggers) için de benzer iddialar var. Tabancada hafif, pompalı tüfek gibi ağır silahlarda daha sert bir tetik direnci olacağı belirtiliyor. R2’ye basma seviyesi ateş kontrolünü etkileyecek şekilde tasarlanmış.
Ayrıca DualSense hoparlöründen Diana’nın bazı diyaloglarının gelmesi, dokunmatik panelin harita için kullanılması ve ışık çubuğunun can durumuna göre renk değiştirmesi planlanıyor. Bunların hepsi şu an için açıklamalara dayalı.
Oyun PS5 Pro Enhanced olarak etiketlenmiş. Paylaşılan bilgilere göre PS5 Pro’da 4K, 60 FPS ve ray tracing (ışın izleme) aynı anda çalışacak. Standart PS5’te ise performans ve kalite modları bulunacakmış. Ayrıca Game Help özelliği de olacak, takıldığımız yerlerde ipuçları alabilecekmişiz.
Dediğim gibi ben demo'yu PC'de oynadım ama şunu söyleyebilirim. Bu oyun kontrolcü için tasarlanmış. Xbox kontrolcü veya DualSense'i PC'ye bağlarsanız, Steam Input sayesinde tüm özellikler çalışıyor. Klavye-mouse de var ama fare hassasiyeti sorunlu. Özellikle hacking panelinde fare aşırı hızlı kayıyor, sinir bozucu. Capcom'un tam sürümde düzelteceğini umuyorum.

Soru işaretlerini beraberinde getiren bir deneyim
25 ile 30 dakikalık bir demodan bu kadar etkilenebileceğimi düşünmüyordum açıkçası. Capcom son yıllarda güvenli sularda yüzmeyi tercih ediyordu. Resident Evil remake'leri, Monster Hunter, Street Fighter gibi oturmuş yapımlarla ilerliyordu. Ama Pragmata ise kesinlikle bu çizginin dışına çıkan, risk alan bir proje olmuş.Hacking-shooting kombinasyonu başta çok garip geliyor. İlk dakikalarda acaba bu oyun benim için mi diye sordum kendime. Ama mekanik bir yerine oturduğunda insan ciddi akış yakalıyor ve bırakmak istemiyor.
Fakat tabii endişeler var. Bu mekanik 15 ile 20 saatlik bir oyunda tekrara düşer mi bilemiyorum. Demo'da üç farklı hack paterni var ama tam oyunda bu çeşitlilik artacak mı? Eğer her zaman aynı şekilde çalışırsa, zamanla sıkıcı olabilir. Ayrıca Türkçe altyazının olmaması üzücü. Ek olarak Xbox Series S'te 30 FPS kilitli olması da hayal kırıklığı yaratacak nitelikte.
Hikaye hakkında ise çok az şey gördük. Diana'nın Pragmata olarak ne anlama geldiği, Lunafilament'in gerçek gücü, Ay üssünde neler olduğu hepsi soru işareti. Bu iyi bir şey çünkü merak uyandırıyor ama aynı zamanda hikayenin kalitesini değerlendirmemizi zorlaştırıyor.
Yine de sonuç olarak, bu kısa deneyim beni Nisan 2026'yı dört gözle beklemeye ikna etti.

Pragmata’s demo takes you on a short trip through a lunar base and starts questioning your sense of control from the very first minute.
