İçindekiler
Arcane Overdrive - Demo İnceleme
Bağımsız Türk geliştirici olan Nords Games tarafından geliştirilen ve 13 Ekim 2025'te Steam Next Fest’te demo olarak ilk defa oyuncuların karşısına çıkan Arcane Overdrive, Orta Çağ ve fantastik temalı rougelike, bullet-hell karması üç boyutlu bir survival-like oyunu olarak karşımıza çıktı.
Akıcı ve keyifli demosuyla oynayanları mest ederken, hatırı sayılır sayıda kişinin istek listesine adını altın harflerle yazdırdı.

Oynanış mekanikleri
Oyundaki temel amacımız belirlenen 10 dakika boyunca hayatta kalıp bize verilen objektifleri tamamladıktan sonra bölüm sonu canavarını öldürerek bir sonraki bölüme geçmek.
Ana oynanış oldukça basit, yalnızca yön tuşları ve boşluk tuşu ile oynuyorsunuz. Sade oynanışını zorlaştıran en büyük etken, her geçen saniye üzerinize gelen düşman sayısının ikiye, dakikalar geçtiğinde ise dörde beşe katlanması ve yeni düşman türlerinin eklenmesi.
Bir andan sonra etrafınızı neredeyse nefes alamayacağınız kadar sarmaları kaçınılmaz.
Bunun önüne geçmek içinse pasifler devreye giriyor, pasifler, seçmiş olduğunuz aracın fayton genişliğine göre değişiklik gösteren sayıda gelmekte ve siz seviye atladıkça bir yenisi seçilebilmekte, çok sayıdaki pasiften bir sonraki bölümde daha detaylı bahsedeceğim ama bu bölümde söyleyebilirim ki pasif skilller sayesinde oyunun akıcılığı adeta tavan yapıyor. Kimisi çok hızlı olup, daha siz düşmana yaklaşmadan onu ortadan kaldırırken, bazısı da kaplumbağa hızında olmasına rağmen koydun mu oturtan bir tarza sahip olduğundan tercih edilebilirlik bakımından hayli cazip gelmekte.
Bir ondan bir bundan derken eğer doğru dengeyi kurarsanız o 10 dakikalık zaman dilimi göz açıp kapayıncaya kadar, dört haneli bir kill sayısı ile birlikte geçebiliyor zira yeterli uyuma sahip pasifleri topladığınıza başka hiçbir şey yapmadan sadece araba sürerek sağa sola drift atıp binaları devirerek bütün düşmanlarınızı öldürebilirsiniz.
Bunun haricinde bölüm içerisinde bulunan parşömenlere uğrayarak “10 kişi öldür, 10 saniye içinde hedefe ulaş” gibi, tamamladığınızda pasif bir skill ile ödüllendiren yan etkinliklerde mevcut. Bu etkinlikler düzinelerce düşmandan kaçarken az da olsa nefes almanızı ve temponun belli bir düzeyde değişmesini sağlıyor, çeşitlilik bakımından güzel lakin daha fazlası olabilir.
Savaşı bırakıp toplanabilirler ile ilgili de konuşmamız gerekirse eğer;
Boş arazide sürüş yaptığınız esnada canınızın sıkılmaması için koyulan bazı ekstralarda mevcut, bunlardan ilki canınızı arttıran çiçekler ya da doğrudan dolu hale getiren baloncuklu arılar, bu ikisini toplayıp kendinize ekstra can kasarken, haritanın bazı yerlerine dağıtılmış olan mantarları patlatarak düşmanlarınızı ortadan kaldırabilir, oynanışı ve tempoyu biraz daha keyifli bir hale getirebilirsiniz.
Pasifler
Ateş, buz, toprak gibi elementlerin yanı sıra arbalet, gürz, balta ve kılıç gibi silahların sayesinde oldukça çeşitli bir yelpazesi olan pasifler, her seviye atladığınızda 3 adetten 1’i olmak şartıyla seçilebilen, arabadan arabaya değişen slot sayısı sayesinde çeşitli kombinasyonların yapılabileceği saldırı unsurları olarak karşımıza çıkıyorlar.
Oyunun bütün keyfi, doğru pasifler ile kusursuz bir kombinasyon yapabilmekte gizli. Öyle iyi şeyler ortaya koyabiliyorsunuz ki yalnızca bir daire çizerek bile en az 50-60 canavarı öldürecek hale gelebiliyorsunuz.
Birkaç örnek kombinasyondan bahsetmek gerekirse;
- Balta/Gürz/Arbalet
- Buz/Gürz/Hortum
- Elektroşok/Arbalet/Dalga
- Deprem/Gürz/Arbalet
Gibi daha çok çeşit kombinasyon mevcut.
İlkini kesinlikle öneririm.
Hem hız hem verimlilik açısından en faydalı kombinasyonlardan birisi olduğunu söyleyebiliriz.
Hatta bir önerim daha var, bunların hepsinin başına arabanıza takabildiğiniz topu ekleyin, bu sayede ekstra bir avantajla oyuna başlamış olursunuz.
Pasiflerinizin konumlandırma gelecek olursak, onları ESC tuşu ile açılan menü ekranından kafanıza göre ayarlayabiliyorsunuz, baltayı sol ele arbaleti ise çatıya koyarsanız, alacağınız verim katbekat artıyor, bu denli minimal hamlelerle bile oynanışa doğrudan katkı sağlamak, iyi bir detaycılık.

Pasif değiştirmek istediğinizde de bunu yine saniyeler içerisinde halledebiliyorsunuz, baltadan sıkıldım asaya geçeyim, evet geçebilirsiniz, o konuda özgürsünüz.
Asa pasiflerine hiç değinmedim birkaç kelime etmem gerekirse, onlarında birkaç çeşidi, keyifli bir görselliği var, arabanın içinden doğru uzanan bir kol, düşmanlarımıza yıldırım büyüsü yapıyor. Asalar, en iyi pasifler olmasalar da yan taraftan alınan hasarı azaltıp verilen hasarı arttırması sayesinde çok iş görüyorlar. Güzel bir alternatif.
Son olarak bir de tank pasifimiz var, o da aracın etrafına bir zırh örüyor, bu sayede çarptığımız düşmanlarımızı kolaylıkla öldürebiliyoruz, güzel bir skill.
Fragmanlardan yola çıkmamız gerekirse eminim ki full oyunda daha birçok pasif skill göreceğiz.
Grafikler ve harita
Seçilebilir 4 bölüm görünmekte, demoda ilkinden başlıyoruz, keyifli bir bölüm.
Oyun orta çağ temasını fantastik büyücülük ile birleştirerek tam bir orta dünya atmosferi sunuyor, grafikler ise buna göre biraz daha tatlı, çizgi film/roman benzeri dizayn edilmiş.
Araç ve karakter tasarımları da gerçekten güzel, arabanın bacasından çıkan dumandan tutun içinden sarkan kollara, pasiflerin animasyonlarına kadar her şey özenle dizayn edilmiş. Düşmanlara gelecek olursak gayet iyiler, hepsinin kendine has ölüm animasyonu ve sesi mevcut.
Etraftaki binalar ve kayalar onlara çarptığınızda yıkılıyorlar, bu zaman zaman elinizi yavaşlatsa da büyük oranda ilginç görseller sunuyor.
Harita biraz ufak ama bu tarz oyunların yazılı olmayan bir kuralı da sizi kapalı bir kutuda kalmışsınız hissiyle, tamamen refleksleriniz ile baş başa bırakması olduğundan bu hissiyata kapılmanız gayet normal.
Çiçekler, böcekler, dağlar, taşlar derken oyundaki her şeye layığıyla özen gösterilmiş ve tasarım işinin hakkı verilmiş.
Arabalar
Demo sürümünde yalnızca 2 araba vardı ama boş yerlerden de anlayabiliriz ki bu oyunda tam olarak 6 araba ve birçok farklı kombinasyon imkânı olacak gibi görünüyor. Mevcut 2 araba oldukça keyifliydi, özellikle “Cannon” adındaki top atan arabaya bayıldım, sürüşü çok rahat ve keyifliydi, incelemenin büyük bir çoğunluğunda onu tercih ettim, geri kalan kısımda ise at arabasını kullandım, o biraz daha zahmetli ama daha çok slotu olan, bildiğiniz bir tank görevi görmesi üzerine tasarlanmış bir araçtı.
İkisinden de hayli keyif aldım, elinizin kolay alışması adına Cannon ile başlamanızı öneririm.
Müzikler ve sesler
Temaya oldukça uygun, insanı gaza getiren müzikler mevcut. Kulağa hoş geldiklerini ve oyunun içinde tutmayı başardıklarını söyleyebilirim. Ek olarak ses efektleri de gayet iyi, daha önce bahsettiğim gibi her karakterin ayrı bir sesi var, onlar haricinde yıkılan binaların sesleri de hayli özen gösterilmiş.
Keyifli kaliteli bir oyun
Arcane Overdrive, gerçekten kaliteli bir survival-like oyunu olmuş gerek kendine has tarzı gerek sanat dizaynı gerekse görsel efektleri ile bizleri mest eden, bu topraklardan çıkmasıyla göğsümüzü kabartan, oldukça kaliteli bir oyun. Tam sürümü çıktığında bilindik türün özgün yapımlarından birisi olarak seyirci önüne asıl çıkışında, eklenecek tonlarca materyal sayesinde hak ettiği ilgiyi toplayacağını öngörebiliriz.
O halini de merakla bekliyoruz.
Tam sürüm çıktığında
Oyunun tam sürümü çıktığında diğer arabaları, görülmemiş düşmanları ve yeni pasifleri göreceğiz. Halihazırdaki demosu bile böyle iyi bir izlenim bırakmışken tam versiyonunun ne denli eklentiler ile geleceğini merakla bekliyorum.
Olumlu yanları
- Cannon aracının mekanikleri çok rahat
- Kombinasyon cömertliği
- Bölüm içindeki yan etkinlikler
- Kaliteli skiller
- Çabuk öğrenilen oynanış
Olumsuz yanları
- At arabasının mekanikleri biraz hantal
- Oyunun genelindeki hamlık hissiyatı
- Parşömen görevleri sadece bu ikisinden ibaretse çok tekdüze