İçindekiler
Cronos: The New Dawn - İnceleme
Bloober Team, Silent Hill 2 Remake sonrası yeni bir oyun ile bizlerin karşısına çıkıyor. Cronos: The New Dawn, aksiyon yüklü bir hayatta kalma-korku deneyimine evrilen bir kurgu sunuyor. Dead Space ve The Callisto Protocol havası veren bu yapım aynı zamanda güzel bir hikaye ve evrene sahip. Bu geren oyun size hem zaman yolculuğu hem de korku ögelerini harmanlıyor. Peki sen bu deneyime hazır mısın?
Bloober Team aslında bilinmeyen bir oyun firması değil, korku oyunlarını çok seven insanların tanıdığı Layers of Fear serisi, Blair Witch ve The Medium oyununun yapımcılarının ta kendileri. Sektörde olan deneyimleri ve geçmiş projelerinden kazandıkları bütçeler ile büyük bütçeli ve daha aksiyon dolu bir yapım ile karşımıza çıktılar. Silent Hill 2 Remake oyunundan sonra ise bu başarılarını koruyabildiklerini söylesek yalan olmaz. Ön incelemelerde yüksek puan alan Cronos: The New Dawn oyununa gelin hep birlikte bir göz atalım.

Cronos: The New Dawn hikayesi
Oyunumuz 1980 yılının alternatif bir evreninde bulunan Polonya'da geçiyor. The Change (Değişim) isimli gizemli bir felaketin ardından dünya tamamen harap oluyor, insanlık parçalanmış, uygarlıklar çökmüş ve hayatta kalanlar The Collective isimli bir örgütün etrafında toplanmaya çalışıyor. İşte tam olarak bu noktada ana karakterimiz ortaya çıkıyor.
Bir Traveler olan ana karakterimiz gözlerini bir makinenin içerisinde açıyor, makine bize birkaç psikolojik test yaptıktan sonra bizi oyun dünyasının içine bırakıyor. Karakterimizin amacı ölmüş önemli kişilerin özlerini toplayarak onların bilgilerini kurtarmaya çalışıyor, bu süreç içerisinde ise Orphans (Yetimler) ismi verilen yaratıklar hikayemizin kötü düşmanları olarak karşımıza çıkıyor.
Hikaye ilerledikçe ana karakterimiz olayın sadece öz toplamaktan ibaret olmadığını fark ediyor ve çeşitli zorluklarla yüzleşiyor. Bu acımasız dünyada hem hayatta kalarak hem bu gizemli felaketin sırlarını açığa çıkarmaya çalışıyoruz.
Evet, görebileceğimiz üzere Cronos: The New Dawn bize çok değişik ve unutulmaz bir hikaye sunmuyor. Hikayenin ilerleyen yerlerinde hikayenin akışının tamamen değişmesi, hikayenin oyuncuya tam anlatılmaması ve oyuncu sanki evreni biliyormuş gibi davranılması gibi hikaye yazım sorunlarından dolayı içine girmesi birazcık zor bir hikaye olmuş diyebiliriz. 15 saatlik bir oyun deneyimi ardından aklımda kalan ne oldu tam söylemek mümkün değil, hikaye kötü mü? Kesinlikle değil fakat yolda gördüğünüz notları okumanızda fayda var.
Cronos: The New Dawn mekanikleri
Envanter yönetimine dikkat et!
Oyun içerisinde bir adet envanterimiz var, envanterimiz önce 6 slottan oluşurken oyun içerisinde bulunan malzemeler ile karakterimizin envanterini geliştirebiliyoruz. Bu geliştirmeleri sadece envanterimiz için harcamayacağımız için envanter yönetimi çok önemli oluyor.

Peki envateri iyi yönetmezsek ne mi oluyor? Görev eşyalarını alamıyoruz, mermi taşıyamıyor ya da iyileştirme eşyası konusunda sıkıntı çekebiliyoruz. Şahsen benim tavsiyem ilk önce envanter slot sayınızı arttırmanız olur.
Dikkatli ol yoksa çok çabuk ölebilirsin!
Cronos: The New Dawn gerçekten ama gerçekten çok acımasız bir oyun, oyun içerisinde bulunan yetimler sizi çok çabuk öldürebiliyor. Oyun başında herhangi bir geliştirme almadığınız takdirde düşmanların size 4 kere vurması yeterli oluyor, birden fazla düşmanın geldiği senaryolarda ise çok çabuk ölebiliyorsunuz.
Kayıt noktaları arasında çok fazla mesafe var
Cronos gerçekten kayıt noktaları konusunda elini sıkı tutuyor. Oyun içerisinde düşmanlar tarafından öldürüldüğünüz zaman kayıt noktaları arası mesafe o kadar uzun oluyor ki ortalama 15 dakikalık mesafe geri gidebiliyorsunuz. Bu nokta bir yerde gerçek çok can sıkıcı olabiliyor, ölmemek save noktalarından kurtulmanın en kolay yolu.
Mermi sıkıntısı yaşamamak için çok dikkatli ol!
Cronos: The New Dawn oynarken mermilerin eksikliği her zaman aklınızın bir ucunda olacak. Mermisizlik başınıza vuracak diyebilirim. Tabii ki mermileri craftlayabiliyoruz, craftlamak için ise oyun içerisinde gezerken bulmamız gereken bazı öğeler var. Bu öğelerden 3 tanesini birleştirerek kendinize mermi, iki tanesini birleştirerek ise kendinize canınızı dolduracak malzeme yapabiliyorsunuz.
Düşmanlar birleşmeden onları yak!
Yetimler sadece tek tek gelmiyor, her öldürdüğünüz yetim aslında size yeni bir tehlike olarak ortaya çıkıyor. Bazı noktalarda yetimleri öldürdüğünüz zaman çevrede bulunan diğer düşmanlar onların bedenlerini tüketebiliyor. İki yaratığın birleşmesi ise ortaya daha büyük ve daha güçlü yaratık çıkarıyor. Zaten hali hazırda az merminizin olması onları öldürmekte zorlanmanıza neden olabiliyor.

Tam burada ise yardımımıza Ember yani Kor devreye giriyor, bu Emberlar ile birlikte hem düşmanlarımızı yakabiliyor hem kapalı yolları açabiliyoruz. Diğer eşyalarda olduğu gibi üzerimizde taşıyabileceğimiz Emberlar sınırlı, sınırlı olduğu için ise kullanacağımız zamanı seçmemiz gerekiyor.
Ana görevler çerçevesinde kullandığımız sürece Ember alabileceğimiz istasyonlar olabiliyor fakat uzun süren seanslar arasında illa birkaç tane düşman bizi Ember kullanmamız için zorlayabiliyor.
Oyun aşırı cimri!
Emberlara geldiğimize göre oyunun aşırı cimri olduğunu hiç çekinmeden söyleyebilirim, oyun Resident Evil 2 modelinden gitmeye çalışmış fakat onun gibi kadar size güç vermiyor. Düşmanlarla savaşırken her zaman tetikte olmanız ve mermilerinizi asla boşa harcamamanız gerekiyor. Oyunun yükle ekranında "Ölüm size gelecekte ne olacağını gösterir böylece neye hazırlıklı olacağınızı bilirsiniz" gibisinden bir yazı bile çıkarıyor. Kısacası Cronos: The New Dawn yapım gereği sizin ölmenizi bekleyen bir oyun diyebilirim.
Oyunun cimri olduğu tek konu toplayabildiğimiz materyaller değil, oyun aynı şekilde size kayıt noktası verme konusunda da çok cimri. Şahsen oyunun seviye tasarımının başarılı olduğunu düşünmüyorum.
Çok fazla silah çeşitliliği yok!
Cronos: The New Dawn içerisinde çok fazla silah bulunmuyor. Kuşanabileceğiniz toplam 8 farklı silah modu var, bu silahlardan ise en ama en sevdiğim kesinlikle Arbelest modu diyebilirim. Hem çok güçlü hem efektleri çok harika olmuş, Arbelest oyun deneyiminizi çok ama çok etkileyecek!
Grafikler
Cronos: The New Dawn çok üst düzey grafikler sunuyor desek tamamen yalan olur, oyun çoğu zaman size grafikten değil atmosferin korkunçluğunu sunuyor. Oyun içerisinde yaratık birleşme animasyonları, silahların efektleri ya da etrafa bulunan objelerin kaplamaları kimi zaman size eski gelebilir. Bu detaylar oyunu kötü yapıyor kesinlikle diyemem fakat kendine has bir tarzı olduğunu söyleyebilirim.

Cronos: The New Dawn oynarken çoğu zaman kendimi Dead Space oynar gibi hissettiğim oldu fakat oyun tamamen aynı değil. Cronos: The New Dawn, Dead Space'in aksine fitüristik bir ortamdan ziyade günümüzde geçiyor. Oyun içerisinde hastane, okul ya da eskimiş bir fabrikada ilerlediğimiz için açıkcası ütopik bir görsel dizayna çok gerek duymuyor.
Özet geçmek gerekirse Cronos: The New Dawn günümüz görsel kriterlerini karşılıyor fakat daha iyi olabilirdi.
Müzikler
Cronos: The New Dawn oynarken çalan müzikler bana nedense Dying Light'ın ilk oyununu hatırlattı, oyunların müziklerini Arkadiusz Reikowski yapıyor. Oyun içerisinde Polonya ve Ukrayna kökenli bir sürü içerik üreticisinin eseri bulunuyor.
Arkadiusz Reikowski daha önceden Bloober Team ile çalışmış birisi, Reikowski, Layers of Fear, The Medium, Blair Witch ve Vampire: The Masquerade - Coteries of New York gibi oyunlara bestecilik yapmış birisi. Sektörde deneyim sahibi ve kaliteli işler ortaya koyabiliyor. Cronos: The New Dawn müzikleri ve ses tasarımı konusunda benden geçerli oy aldı.
Değerlendirme
Cronos: The New Dawn oyunu %100 Türkçe dil desteği ile gelmesi bize oyun severleri çok rahatlatmıştı, ne kadar İngilizce oyun oynasak bile insanın kendi dilinde oyun oynaması gerçekten çok iyi hissettiriyor. Oyunun Türkçe olması ile birlikte bir çok insanın bu oyuna şans vereceğine eminim.
Gelelim pekii bu oyuna 44.99 USD (05.09.2025 - Steam) verilir mi? Aslında bakılırsa bu oyunun türüne aşina birisi iseniz Cronos: The New Dawn tam size göre bir yapım olmuş diyebilirim. Günümüzde aksiyon yüklü bir survival horror konusunda çok fazla oyun yok, çok fazla oyun olmadığı için ise Cronos: The New Dawn tam size göre bir oyun olmuş.
Şahsen Bloober Team'in bu oyunu başarılı bir şekilde çıkarabileceklerini düşünmüyordum fakat tamamen yanılmışım diyebilirim. Oyun içerisinde bulunan optimizasyon sorunları ve oyunun çökmesi gibi sorunları göz ardı edersek elimizde tamamen pozitif bir oyun var. Bahsettiğim sorunlar ise yamalar ile birlikte düzelecektir.
Kısacası Cronos: The New Dawn'ı gönül rahatlığı ile deneyebilirsiniz.
Cronos: The New Dawn - İnceleme
Güçlü bir hayatta kalma-korku deneyimine hazır mısın? Çünkü bu oyun sana bunu vadediyor!
Microsoft Windows platformunda incelenmiştir.