İçindekiler
Pax Autocratica - Erken Erişim İnceleme
Totaliter uzay kolonisinin sadık bir neferi olarak, zorlu bir mücadelede bütün silah arkadaşlarınız mağlup düşerken siz sağ kaldınız. Üstelik düşman uzaylı ırkı alışılmışın aksine sizi asimile etmekte başarısız oldu. İçerisinde bulunduğunuz bu açıklanması zor durumda tabii ki şüpheler sizin üzerinizde. Sorgunuz sırasında gerçekleşen bir düşman saldırısının geri püskürtülmesinde gösterdiğiniz adanmışlık ve başarı sayesinde devletinize olan sadakatiniz üzerindeki şüphe bulutları bir anda dağılıyor. İşte bu noktada, gidenlerin bir daha asla geri dönmediği ve elde tutulması çok zor olan bir yıldız sistemine yönetici olarak tayin ediliyorsunuz. Göreviniz bir yandan düşman üslerine saldırılar düzenleyerek asileri yok etmek ve hatta mümkünse rehin almakken bir yandan da kendi üssünüzü geliştirerek gelecek savaşlara daha iyi hazırlanabilmek. Üs inşa etme, birinci şahıs nişancı ve roguelite türlerini bir araya getiren distopik temalı Pax Autocratica'nın erken erişim sürümü 10 Ağustos itibarıyla satışa çıktı.
Hadi gelin bu ilginç oyunu iyisiyle kötüsüyle detaylı biçimde inceleyelim.
Bir uzay otokrasisi
Uzay kolonisi, “Baba” olarak anılan yüce liderin önderliğinde, totaliter bir diktatörlük olarak varlığını sürdürmektedir. Urslan ırkı ve onlarla iş birliği yapan insanlardan oluşan isyancı gruplar ise bu totaliter devletin varlığı için tehdit oluşturmakta. Gücü herkesin ve her şeyin üzerinde olan, perdeler arkasından her şeyi gözetleyen rejim ise bu gruplara müsamaha gösteremez, değil mi? İşte bu noktada biz devreye giriyoruz. Rejime sadakatle hizmet eden bir komutan olarak, Urslan saldırısından sağ çıkabilmiş tek kişiyiz. Nasıl olduysa askerlerimizin acı dolu çığlıkları arasında sadece sağ kalmayıp aynı zamanda Urslan ırkının asimilasyon işleminden de etkilenmemeyi başarmışız. Ve maalesef bunun nasıl olduğuna dair hiçbir fikrimiz yok. İnfazımızla sonuçlanması muhtemel olan sorgumuz sırasında ise başka bir Urslan saldırısı gerçekleşiyor. Zırhımızı kuşanıp Urslan askerlerine karşı çetin bir mücadele verdikten sonra ise sadakatimizle ilgili şüpheler ortadan kalkıyor, Tyris yıldız sisteminin yeni yöneticisi olarak atanıyoruz.
Otokratik distopya, oyunun genel temasını oluşturuyor. Aldığınız yönergelerdeki dil ve girdiğiniz haritalardaki ayrıntılar bunu size hissettirecek. Genel sanat tasarımı da aynı şekilde... Ve merak etmeyin, diktatörlüğe hizmet eden bir karakteri oynuyor olsanız da karşınızdaki asiler hiç sevilesi tipler değil, kasıtlı bir tasarım tercihi olsa gerek. Bu sayede görevleri yerine getirmek sizleri muhtemelen rahatsız etmeyecek.
Üssünüzü kurun
Tyris yıldız sistemine vardınız, şimdi üssünüzü kurma vakti geldi. Tabii şimdilik sadece en temel ihtiyaçları karşılayacaksınız. Size hizmet edecek olan askerleriniz için yatakhane ve yemekhane inşa etmek gibi mesela. Savaşlarda ele geçirdiğiniz esirleri güvende tutmak ve rejime sadık hale getirmek için eğitmek gibi amaçlarla hapishane de inşa etmelisiniz.Bunlardan sonra sıra silah ve zırh atölyelerine geliyor. Savaşlarda avantaj elde etmek için bu binalar çok önemli, burada ürettiğiniz teçhizatlarla düşmanlarınıza diz çöktürmek daha kolay olacak.
Elinizdeki kaynakların ne olduğu da önemli tabi. İlk başta çevreden elde edebildiğimiz kaynaklar bizi ancak belli bir noktaya kadar götürebilir. Yeni kaynaklar elde etmek ve esirlerimizle işçi ağımızı genişletmek için sistemin farklı köşelerine gidip savaşlara atılmamız gerek.
Düşmanlarınızı ezin
Asilere hadlerini bildirme vakti geldi! Uzay geminize binip yola çıktıktan sonra uğrayabileceğiniz pek çok nokta olduğunu fark edeceksiniz. Terk edilmiş kargoların yanına gidip tek bir mini oyun oynayarak içlerindeki malzemelere el koyabilir, düşmanlarınız tarafından kontrol edilen gezegenlere gidip onlarla savaşabilir ya da güvenli noktalarda ticaret, nakliye gibi faaliyetler gerçekleştirebilirsiniz. Dikkatli olun, siz uzayda ilerlemeye devam ettikçe düşmanlarınız daha da güçlenecek ve savaşlarda başınızı daha da ağrıtacaklar.
Yolculuğunuzu sonlandırıp üssünüze döndüğünüz zaman düşmanınızın gücü ve sizin sahip olduğunuz avantajlar sıfırlanır. Yolculuktan elde ettiğiniz ganimetler, esirler ve deneyim puanları yanınıza kâr kalırken bir sonraki yolculuğunuz sıfırdan başlar ve size yeni bir deneyim sunar. İşte burada da oyunun roguelite yönünü görmüş oluyoruz.
Çeşitlilik
Oyunun yapısından yeterince konuştuk, sıra geldi iyi ve kötü yanlarından söz etmeye. Oyun maalesef pek çok yönüyle yeterli çeşitliliği sunamıyor. Savaşlarda elde ettiğiniz özellikler kısıtlı, en azından henüz düşük seviyelerde olduğunuzda. Girdiğiniz haritalar görüntü itibarıyla bir miktar çeşitlilik sunsa da mekanik olarak pek bir şey değiştirmiyor. En kötüsü ise karşınıza çıkan düşmanlar. Oynanışta zaman zaman alan savunması vb. gibi ufak değişiklikler olsa da sürekli olarak, tekrar tekrar aynı düşmanları öldürmek çok can sıkıcı. Aynı seviyede olan bütün düşmanlar aynı zırhı giyiyor, yüzleri görünmüyor, birebir aynılar. Burada maalesef geliştiricilerin kolaya kaçmış olduğunu görüyoruz.
Eksiklikler ve teknik aksaklıklar
Oyunun sadece çeşitlilik konusunda değil farklı yönlerde de sıkıntıları bulunmakta. Oyunun en çok ilgi çekecek noktalarından biri-isminin de belirttiği üzere-sunduğu otokratik evrenken bu evrenle ilgili detaylar oyuncuya maalesef yeterince verilmiyor, işlenen pek çok konsept havada kalıyor. Girdiğimiz diyaloglarda herhangi bir seslendirmenin olmaması da durumu iyiye değil kötüye götürüyor. Oyunda kurgusal dünyanın kesinlikle çok daha ayrıntılı ve özenli işlenmesi gerektiğini düşünüyorum.Çok daha sıkıntılı olan meseleyse oyunda çok ciddi hataların bulunması. Bir savaş sırasında görünmez duvarlara sahip bir binanın içinde hapis kalıp savaşamamanız veya saçma bir arayüz hatasından dolayı oyunu bir önceki kayıt dosyanıza geri döndürmek zorunda kalıp ilerlemenizi kaybetmeniz işten bile değil. Ayrıca emeğinizle inşa ettiğiniz üssünüzdeki binaların görünmez olması da hissiyatı ciddi manada öldürüyor. Ara ara kendini gösteren optimizasyon sorunlarının savaşlarda başınıza bela olması ve bölümler arası uzun bekleme süreleri de cabası.
Oyunun bu tarz ciddi hatalarla ve eksikliklerle erken erişim sürecine girmiş olması çok şaşırtıcı. Geliştiriciler muhtemelen halihazırda ertelenmiş olan erken erişim sürümünün çıkışını daha da ertelemek istemediler fakat yine de oyunculara daha düzgün bir deneyim sunulması gerekirdi. Bu sıkıntıların erken erişim süreci içerisinde giderileceğini ümit ediyorum.
Değerlendirme
Pax Autocratica, birinci şahıs nişancı roguelite ve üs kurma mekaniklerini birleştirmeyi hedefleyen ve bu konuda gerçekten umut vaat eden bir oyun ancak mevcut haliyle maalesef oyuncuları hayal kırıklığına uğratma ihtimali çok yüksek. Sahip olduğu eksiklikler ve hatalarla daha en baştan bıktırması son derece muhtemel. Oyunu bu haliyle siz okurlarımıza önermem maalesef mümkün değil. Yine de oyunun ulaşmaya çalıştığı hedef biraz olsun ilginizi çektiyse oyunun gelişimini takip etmenizi tavsiye ederim çünkü Pax Autocratica, erken erişim süreci doğru yürütüldüğü takdirde eli yüzü düzgün ve hatta eğlenceli bir oyun haline gelme potansiyeline sahip. Umalım da bu ilginç oyun tam sürümünde gerçek potansiyeline kavuşsun değil mi?Although Pax Autocratica shows promise, I cannot recommend it in its current state due to its existing bugs and shortcomings. I suggest that interested gamers keep an eye on its early access phase.