Medieval Crafter: Blacksmith - Kapak - OG

İçindekiler

Oyun incelemeleri

Medieval Crafter: Blacksmith - İnceleme

01 Mayıs 2026 16:20 | 01 Mayıs 2026 16:25 Google News Abone Ol
Orta çağ demirciliğini aşama aşama deneyimleye ne dersiniz? Medieval Crafter: Blacksmith şimdi tam sürümüyle sizlerle!

Bir an için gözlerinizi kapatın ve fantastik bir orta çağ dünyasında emeğiyle ünlenmeye çalışan bir cüce demirci olduğunuzu hayal edin. Madenlerden kazarak çıkardığınız cevherleri eritip, işleyip raflarda sergilenen birer ürün haline getiren bu zanaatkar sizsiniz. Siz kendinizi geliştirdikçe, ününüz artıp diyara yayıldıkça servetiniz artıyor ancak bununla birlikte müşterilerinizin özel siparişlerine yetişmek de git gide zorlaşıyor. Emrinize amade, sizin için keşiflere çıkan ve yeni tariflerin kilitlerini açan paralı askerlerinizin de teçhizatları tamamen sizin ürününüz.

Evet, işte bu tam da Medieval Crafter: Blacksmith oyununun size sunduğu deneyim. İlginizi çekti mi? O zaman daha ayrıntılı şekilde ele alalım.

Nedir bu Medieval Crafter: Blacksmith?
Compact Core Games tarafından geliştirilen, GameDev.ist ile Gamersky Games tarafından da 22 Nisan'da yayımlanan Medieval Crafter: Blacksmith, Orta Çağ demircilik simülasyonu olarak piyasaya sürüldü.

Demirciliği ana odağa alan oyun, tek bir tuşa basarak ürün ortaya koyduğumuz klasik oynanışın tam tersini sunuyor bize. Zırh veya silah gibi bir ürün elde etmek için pek çok aşamadan geçiyor, süreci kendi başımıza ilmek ilmek işliyor ve en nihayetinde de emeğimizin karşılığı olarak satabileceğimiz bir ürün elde ediyoruz.

Oyun demirciliği gerçek hayattaki haline olabildiğince yakın şekilde simüle etmeyi hedefliyor. Süreç madenden başlıyor. Madene inerek ihtiyaç duyduğumuz cevherleri teker teker bulup kazmamız gerekiyor. Sonrasında bu cevherleri atölyemizdeki eriticide, yine kendi kazdığımız kömürleri kullanarak eritip külçe haline getiriyoruz. Bu külçeler örste dövülerek hedeflenen ürünün kalıbı haline getiriliyor; kılıçsa kılıç, baltaysa balta, kürekse kürek. Sonrasındaki aşamada bu kalıpları yüksek derecelerde ısıtıp dövülebilecek hale getiriyoruz. Dövülmeye hazır hale gelen kalıplar tekrar örse alınıyor ve asıl şeklini alana kadar çekiç darbeleri altında eziliyor. Dövüldükten sonra soğuk suya batırılarak soğutulan metal parçaları ekstra malzemelerle de birleştirilerek satışa hazır hale geliyor. Ve evet, bunların hepsini teker teker kendiniz yapıyorsunuz. Şimdiden kolay gelsin.

Her aşama bir mini oyun

Bahsettiğimiz demircilik aşamalarının her biri bizlere oyun tarafından ayrı birer mini oyun olarak sunuluyor. Madencilik, demir dövme, eğer kılıç veya balta yapıyorsanız bileyleme ve hatta ürünü satarken pazarlık yapma... Hepsi sizi bekleyen ayrı birer mini oyun. İşte bu da “engagement” olarak tabir ettiğimiz, oyuncunun kendini oyuna kaptırması durumunu sağlıyor. Üretimin her aşamasında mini oyunlara teker teker verdiğimiz emek “bu ürünü ben yaptım” hissiyatını doğal olarak güçlendiriyor, bizde bir sahiplik duygusu uyandırıyor. İşte bu da bize gerçek demircilik hissiyatını yaşatmayı başarıyor ve oyunun amacına ulaşmasını sağlıyor.


Öbür yandan bu mini oyunların bazıları bize gerçek birer oynanış sunarken çoğunluğu zorluktan ve karmaşıklıktan tamamen uzak kalıyor. Pek çok mini oyun basit “sürükle-bırak” veya “gösterilen yere tıkla” görevlerinin ötesine geçemiyor. Bu mini oyunların kötü olduğu veya keyif alamayacağınız anlamına gelmez tabi ki. Yoğun bir okul veya iş gününün ardından bilgisayar başına geçip atölyenizde tüm bu basit işlerle uğraşarak siparişleri yetiştirmeye çalışmak pek çok oyuncuya rahatlatıcı ve keyifli bir deneyim verebilir. Sadece burada daha gelişmiş ve ayrıntılı deneyimler sunan, çok daha zevkli bir oyun ortaya koyma fırsatının kaçırıldığını düşünüyorum.
Mini oyunlarla ilgili değinmek istediğim bir diğer nokta ise oyunlardaki başarımızın nihai ürüne etkisi. Üretim aşamalarını oluşturan mini oyunlardan neredeyse hiçbiri nihai ürünümüzün ne kadar kaliteli ve maddi açıdan değerli olacağına etki etmiyor, ediyorsa da bunu oyuncuya hissettiremiyor. Burada da ciddi bir fırsatın kaçırıldığını düşünüyorum. Mini oyunlardaki ufak eylemlerin her birinin nihai ürüne biraz biraz etki etmesi ve işçiliğin sonunda bu etkilerin toplamını görmemiz sahiplik hissini ciddi biçimde artırabilirmiş. Bu tarz bir etki tamamen göz ardı edilmemiş olsa da maalesef yüzeysel kalmış. Dediğim gibi, bu durum oyunun kötü olduğu anlamına değil gerçek potansiyeline erişemediği anlamına geliyor.

Eğitim alanı

Gelelim oyunların başlarında görmeye alışık olduğumuz eğitici sekansa, yani “tutorial”a. Bu konuda oyunun güzel bir iş çıkardığını düşünüyorum, şahsen öğretici sekansı oynarken hiç sıkılmadım. Oyun bizi basit ve net yönergelerle gitmemiz gereken yere gidip yapmamız gereken şeyi yapmamız için yönlendiriyor, bu sırada da bizi olabildiğince özgür bırakıyor. Halihazırda açık olan herhangi bir bölgeye gidip ne istersek onu yapabiliyoruz. Oyun bizi hata yapmaktan ve yanıla yanıla öğrenmekten alıkoymuyor, bizi bu konuda olabildiğince özgür bırakıyor. Oyun ekranını kilitleyerek sizi sıkmak yerine sadece görevler verip onları gerçekleştirmenizi bekleyen bu öğretici sekans gerçekten güzel tasarlanmış. Oyuncuyu sıkmıyor, eğlendiriyor ve en önemlisi oyunu öğreterek amacına hizmet ediyor.

Gece gündüz döngüsü

Oyunda hangi amaca hizmet ettiğini anlayamadığım bir mekanik var, o da gece gündüz döngüsü. Gece olduğunda dükkanımıza müşteriler gelmeyi bırakıyorlar ve de komşu esnaftan ürün satın alamıyoruz. Evimize gidip uyuduğumuzda ise sabah oluyor ve normal işleyiş kaldığı yerden devam ediyor. Gecenin getirdiği bir avantaj yok, gece fazla mesaiye kalıp atölyemizde çalışmaya devam etmenin bir dezavantajı yok. Eve gidip uyumanın oynanışa bir katkısı yok. Evi aktif olarak kullanmaya oyuncuyu teşvik ekmek için olabileceğini düşünmüştüm ama gördüğüm kadarıyla evde uyumak haricinde yapılabilecek bir şey de yok. Malzemelerinizi depoladıktan sonra geceleyin çalışıp sonrasında uyuyarak günü sıfırlarsanız sanki hiç ara vermemişsiniz gibi oyuna devam edebilirsiniz. Hal böyleyken gece gündüz döngüsü hiç olmasaymış oyun hiçbir şey kaybetmezmiş diye düşünmekten alamadım kendimi.

Dükkanınız ve müşteriler

Öğretici sekans sırasında dükkanınızı açtıktan sonra ilk müşterileriniz dükkâna gelmeye başlıyor. Gelen her müşterinizin sizden yapmanızı talep ettiği bir ürün var. Ürünü atölyenizde üretip müşteriye satarak para kazanabilir ve servetinizi inşa etmeye başlayabilirsiniz. Ayrıca siparişlerinizin çoğunda opsiyonel şartlar da bulunuyor. Kimi müşteri kılıcının körelmiş olmasını istiyor, kimisi baltasının gücünü artıran özelliklere sahip olmasını istiyor, kimisi ise zırhının efsanevi seviyede olmasını talep ediyor. Bu şartları yerine getirmeniz durumunda daha fazla para kazanıyorsunuz. Oyunu biraz daha zorlayıcı hale getirmek isterseniz bu opsiyonel şartları daima gerçekleştirmeye gayret etmenizi tavsiye ederim. Bir de işin pazarlık kısmı var tabi ki. Satış sırasında pazarlık mini oyununu oynamayı seçerseniz alacağınız ödemeyi daha da artırabilirsiniz. Dikkatli olun! Siparişlerinizin süre sınırlaması var ve siparişi yetiştirmek için bu süreye riayet etmeniz gerek. Siparişler için verilen süreler uzun, kasıtlı olarak ihmal etmediğiniz halde siparişi yetiştirememe şansınız yok fakat yine de belirtmiş olalım. Ayrıca dükkanınıza gelip sipariş vermek isteyen müşteriler çok uzun süre kuyrukta beklemek zorunda kalırlarsa sipariş vermeden dükkanınızı terk edebilirler, işte bu noktada gerçekten de elinizi çabuk tutmanız gerekli.


Dükkanınızda para kazanmanın bir diğer yolu da ürünlerinizi raflarda sergilemek. Silahlarınız ve zırhlarının için satın alacağınız rafları dükkanınızın istediğiniz noktasına yerleştirerek ürünlerinizi bu raflarda müşterilerinizin beğenisine sunabilirsiniz. Müşterilerinizin ürünlerinizi satın almaya karar verdiği durumda dükkanınızda olmasanız bile paranızı kazanmış olacaksınız. Ayrıca ürününüzün fiyatını belirlemek gibi bir seçeneğiniz de var. Ürün için ucuz bir fiyat belirleyip hızlı şekilde satılmasını sağlamak veya fiyatı yüksek tutup size bol miktarda para kazandıracak olan o müşteriyi beklemek tamamen sizin tercihiniz.

Kahramanlar

Oyunda para karşılığında emrimiz altına alabileceğimiz kahramanlar bulunuyor. Bu kahramanlarımızı kendi ürettiğimiz silah ve zırhlarla kuşatarak maceralara ve zindanlara gönderiyoruz. Kahramanlarımıza ne kadar yüksek kalitede ekipman verirsek eve başarılı şekilde dönme ihtimalleri de o kadar yüksek. Ve geri dönen kahramanlarımız beraberlerinde kaynaklarla birlikte yeni silah ve zırh tarifleri de getiriyor. Yeni tarifler demek daha güçlü ekipmanlar kuşanmış daha güçlü kahramanlar demek. Daha güçlü kahramanlar demek daha zorlu maceralar sonucu elimize geçecek daha kıymetli tarifler demek. Daha kıymetli tarifler daha güçlü kahramanlar demek. İşte bu mantık, esasen oyunun temel döngüsünü oluşturuyor ve bir yandan da dükkanımızda daha zengin müşterilere daha kıymetli eşyalar satmamıza olanak tanıyor. Daha fazla para kazanarak yeni maden yataklarının kilidini açabiliyor, kazdığımız daha kıymetli cevherlerle daha kaliteli silah ve zırhlar yapabiliyoruz. Bu şekilde oyundaki farklı işleyişler birbirlerini beslemiş oluyor. Ayrıca kahramanlarımızı arenada savaştırarak ödüller kazanmak gibi bir alternatifimiz de mevcut.

Teknik yönler

Oyunun teknik yönleriyle alakalı kısa ve öz konuşsak kafidir. Oyun bizlere düşük seviye görsellikler sunuyor. Ayrıca diyaloglar sırasında karakterlerin üç boyutlu modelleriyle iki boyutlu avatarları arasındaki uyumsuzluklar daha ilk anda göze çarpıyor. Ancak bu oyun zaten görselliği için oynayacağınız bir oyun değil. Gerçekten çok küçük (3 kişi) olan bağımsız geliştirici ekip oyunu geliştirirken görselliğe değil oynanışa eğilerek bence doğru bir tercihte bulunmuşlar.

Optimizasyon konusuna gelecek olursak, ben oyunu ortalamanın biraz üstü sayılabilecek bir oyuncu laptopunda deneyimledim. Orman bölgesini saymazsak herhangi bir optimizasyon sorunuyla karşılaşmadım. Oyunu deneyimlemiş olan diğer arkadaşlar deneyimlerinim yorumlarda paylaşırlarsa gerçekten çok müteşekkir olurum.

Bir diğer konu ise hatalar ve teknik aksaklıklar. Toplam 11,2 saat olan oyun deneyimimde az sayıda hata ile karşılaştım. Oyun kaydımın yüklenememesi ve ayarların oyuna etki etmemesi gibi bazı geçici hatalarla karşılaşsam da bunlar oyun deneyimimin tamamına etki etmedi. Yine de bu konuda çok ihtiyatlı davranmak isteyen oyuncular oyunu satın almadan önce oyuna yeni güncellemeler gelmesini bekleyebilirler. Tabi ya, bir de güncelleme mevzusu var. Ona da hemen şimdi değinelim.

Topluluk desteği

Geliştirici ekiple ilgili en çok takdir ettiğim konulardan biri de topluluk desteği oldu. 2025 senesinin Eylül ayında, yani çıkışından tam 7 ay önce erken erişim sürümüyle oyunculara merhaba demiş olan bu bağımsız oyun erken erişim süreci boyunca oyuncularla çok yakın şekilde iletişim halinde olup onların seslerine kulak vermiş, oyunun geliştirme aşamasını onların isteklerine göre ilerletmiş. Yani aslında ekip oyunu oyuncularla birlikte geliştirmiş. Üstelik bu durum oyunun tam sürümünün çıkışından beri de devam ediyor; ekip, oyuncuların geri dönüşlerine göre oyunu güncellemeyi sürdürüyor. Bu yaklaşımları için kendilerini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Bu konuyla ilgili bir diğer önemli ayrıntı ise dil desteği. Geliştirici ekibi (Compact Core Games) ve yayıncı şirketi (GameDev.ist) Türk olan bu yerli yapım, yerli oyuncular için Türkçe dil desteği sunmaktan da geri durmamış. Bu da başka bir doğru hamle zaten. Her ne kadar çeviride gözüme çarpan bazı tutarsızlıklar olsa da İngilizce konusunda sıkıntı yaşayan oyuncular için Türkçe dil desteğini kullanmak kesinlikle makul bir seçim.

Değerlendirme
Medieval Crafter: Blacksmith, içerdiği mekaniklerin basitliğiyle tam potansiyelini ortaya çıkaramasa da vaktinizi ayırdığınıza değecek bir oynanış sunuyor. Oyunu kendi halinde demir döverek kafa dağıtan bir hobi demircisi olarak veya işlerini sürekli ileri taşımak isteyen bir profesyonel gibi oynayabilirsiniz, iki farklı yoldan da keyif alacağınızı düşünüyorum. Her aşamasına emek ederek pek çok farklı ürün meydana getirip ticaretini yapabileceğiniz bu deneyime bir göz atmanızı tavsiye ederim. Türkiye için belirlenmiş fiyatı 6.59 $ olan bu oyunu 4 Mayıs 2026 tarihine kadar %40 indirim ile satın alabilirsiniz. Sizleri örs ve çekiç arasında ezilen demirin çınlama sesleriyle baş başa bırakıyorum.

Although its mechanics are simpler than they should be, this indie game offers enjoyable gameplay and is worth the money and time you spend on it.

Medieval Crafter: Blacksmith - İnceleme

İyi

Mekanikleriyle olması gerekenden daha basit kalsa da keyifli bir oynanış sunan bu bağımsız oyun harcayacağınız paranın ve zamanın hakkını veriyor.

Reviewer Yusuf İslam Tunbul

Microsoft Windows platformunda incelenmiştir.

Medieval Crafter: Blacksmith - Kapak - OG

Google'da bizi öne çıkarın

Aramalarda ve haber akışında Oyun Günlüğü'nü takip edin. Bağımsız oyun gazeteciliğine verdiğiniz destek için teşekkürler.


Medieval Crafter: Blacksmith - İnceleme
Yükleniyor...