İçindekiler
Gothic 1 Remake - İnceleme
Savaşın ve büyünün hâkim olduğu bir diyarda geçen Gothic 1 Remake, bizlere ikilemler içerisinde kaldığımız ve sürekli olarak zorluklara karşı mücadele etmek zorunda olduğumuz karanlık bir dünya sunuyor. Hiçbir canlının dışarıya çıkmasına izin vermeyen büyülü bir güç kalkanı tarafından çepeçevre sarılmış bir açık hava hapishanesinde mahkumken hayatta kalmaya çalışıyor, seçimler yapıyor ve kendimizle birlikte bütün mahkumların da kaderini değiştiriyoruz. Modern oyunlarda ve hatta çoğu klasik oyunda görmediğimiz kadar zorlayıcı savaş mekanikleri ve ciddi manada sıkıntılı olan kontrolleri ile her oyuncuya hitap etmese de pek çok RPG sever için efsaneleşmiş olan oyun serisi bir remake ile yeniden karşımızda. Oyunda nelerin aynı kaldığını, nelerin geliştiğini ve nelerin gelişemediğini gelin hep birlikte ayrıntılı bir şekilde inceleyelim.
Kült oyunun dönüşü
Zamanında devasa satış rakamlarına ulaşamasa da pek çok RPG severin gönlünde taht kurmuş olan klasik Gothic serisi yeniden karşımızda. Orijinal olarak 2000’li yıllarda Piranha Bytes tarafından geliştirilmiş olan serinin ilk oyunu, Alkimia Interactive tarafından Unreal Engine 5’te en baştan yapıldı ve oyuncuların beğenisine sunuldu.Oyun, modern oyuncuların asla alışık olmadığı bir deneyim sunarak yeni gelen oyuncuları sudan çıkmış balığa çevirse de oyunun orijinal halini oynayıp sevmiş olan hayranların çoğunluğu tarafından takdir ve hayranlıkla karşılandı. Dile kolay, orijinal oyunun çıkışının ardından 25 yıl yani çeyrek asır geçmiş. Düşünün, günümüz oyuncu kitlesinin pek çoğu o zamanlar henüz doğmamıştı bile. Geçen bu süre zarfında oyun dünyası değişmek bir yana dursun evrim geçirdi haliyle.
Sormamız gereken soru ise Gothic 1 Remake bu evrim ile paralellik gösterebildi mi yoksa bunu başaramadı mı? Oyun her ne kadar anlatı, grafik vb. yönleriyle hem orijinaline sadık kalıp hem de sektör standartlarını yakalamayı başarabilmiş olsa da asıl gol yiyeceği savaş mekanikleri ve karakter kontrolleri konusunda aynı başarıyı maalesef gösteremiyor. Gothic 1 Remake’in orijinal halinden hangi yönleriyle ayrıldığını ileriki bölümlerde daha derinlemesine inceleyeceğiz fakat öncesinde şunu belirtmek isterim ki oyunun sadık hayranları haricindeki oyuncuları memnun edebileceğini düşünmüyorum. Kim bilir, belki de geliştiricilerin hedefi en başından beri buydu.
Myrtana’ya hoş geldiniz
Oyun Myrtana krallığının Khorinis adasında, “Madenler Vadisi” olarak bilinen bir açık hava hapishanesinde geçiyor. Yaşanan savaşların ardından insanların tek bir bayrak altında birleştiği, Orklarınsa insanlara karşı savaş vermeyi sürdürdüğü, büyülü bir orta çağ fantezisi var karşımızda. Üstelik karanlık, vahşi ve çok acımasız bir orta çağ fantezisi...
Oyun boyunca içerisinde bulunduğumuz açık hava hapishanesinde derme çatma barakalar ve benzeri yapılarda uyuyor, tuhaf hayvanların etlerinden yapılmış ve yenilebilir hale gelmeleri için üzerlerinde çok uğraşılmış yemekler yiyor ve etrafta dolaşan türlü türlü böcekleri görmezden geliyoruz. Karşılaştığımız çoğu kişinin bize karşı kaba ve hatta bazen düşmancıl şekilde davranması da cabası. Ayrıca oyunun başlangıcında para ve kendinizi koruyacak ekipmanlar edinmeniz de özellikle zorlaştırılmış. Zaten oyuna bir mahkum olarak başlıyoruz. Hiçbir şeye sahip olmayan, ismi bile bilinmeyen biriyiz. Herhangi bir önemimiz yok ve tam manasıyla hiç kimseyiz. Evet, oyun gerçekten de canınızı sıkmak istiyor, sizi hapsedilmiş hissettirmek için elinden geleni yapıyor. Ve anlamış olacağınız üzere bunu gerçekten de başarıyor.
Savaş, zor bir karar ve beklenmedik bir kaza
Kral II. Rhobar, verdiği zorlu savaşların ardından diyarı fethetmeyi ve düşmanlarını kontrol altına alarak tek bir bayrak altında birleştirmeyi başarır. Orklar hariç... Çok güçlü ve savaşçı bir ulus olan Orklar, insanların ordusuna aman vermeyerek bağımsızlıklarını korumaya devam ederler. Kral ise hedefinden dönmek yerine büyülü cevherleri kullanarak ordusunu güçlendirip Orklara karşı verdiği savaşı sürdürmeyi uygun görür. Bunu başarabilmek adına kendisi için zor, halkı için ise çok daha zor olan bir karar verir. Bütün suçlular, suçları ne kadar küçük olursa olsun, Khorinis adasına mahkum edilir ve zor şartlar altında madencilik yapıp büyülü cevherleri çıkarmak zorunda kalırlar. Gardiyanlar mahkumların çalıştığından ve düzenin korunduğundan emin olurlarken büyücüler ise madenleri koruyan güç kalkanını ayakta tutmaktan sorumludur. Ta ki hiç akla gelmeyecek bir kaza gerçekleşene ve güç kalkanı kontrolden çıkarak içerisindeki herkesi hapsedene kadar. Kalkan, hiç kimsenin dışarı sağ çıkmasına izin vermez. Gardiyanlar ve büyücüler, mahkumlarla birlikte kapana sıkışmıştır. Fırsatı değerlendiren mahkumlar, sinsi bir saldırıyla gardiyanları öldürür ve hapishanenin kontrolünü ele geçirir. Büyülü cevhere muhtaç olan kralın mahkumlarla pazarlık yapmaktan başka çaresi kalmaz ve mahkumlar çıkardıkları cevherin karşılığında istedikleri her şeye sahip olurlar.
Bu yeni düzen içerisinde ayrışmalar da yaşanır tabii. Cevher baronları tarafından yönetilen madenci kampı içerisinde güçlünün zayıfı ezdiği, herkesin tepedekilere rüşvet vermek zorunda kaldığı yozlaşmış düzene karşı gelenler yeni bir maden yatağı keşfeder ve etrafında yeni bir kamp kurarlar. Bu yeni kamp ve onu işleten mahkumlar, diğerleri tarafından kural tanımaz barbarlar olarak görülürler. Bataklık bölgesinde ise bir grup mahkum tarafından dini bir tarikat kurulur, “Uyuyan” olarak adlandırdıkları bir varlığa tapınmaya başlarlar ve bu varlığın kendilerine özgürlük sunacağını iddia ederler. Dışarıdan bakan bir gözün bataklık kampında göreceği tek şey ise bataklık bitkilerinden yapılmış maddelerle kendilerini uyuşturan ve zehirleyen bir grup fanatik.
Kendisini bu açık hava hapishanesinde bulan ana karakterimiz ise bir yandan bu gruplardan hangisine dahil olacağını seçmeye çalışırken bir yandan da kendisine verilmiş olan görevi yerine getirmeye çalışır. Yani sizin anlayacağınız, oyun gerçekten üzerine düşünülmüş ve bizi zor seçimlere iten bir hikâyeye sahip.Önemli bir ayrıntı ise oyunun karanlık, gerçekçi ve acımasız anlatısının değiştirilmemiş olması. Günümüzde bu tarz hikayelerin seyreltilip daha az rahatsız edici hale getirilmeye çalışıldığını sık sık gözlemlerken Gothic 1 Remake’in aynı karanlık tonu koruyor olması hem cesurca bir hareket hem de oyuncuların gözünde önemli bir artı puan sebebi.
Ses ve grafikler
Bir oyunda, özellikle de Gothic gibi bir oyunda atmosferin zenginleştirilmesine en çok hizmet eden etmenlerden biri ses ve müzikler, bir diğeri de grafiklerdir. Orijinal oyuna baktığımızda müzikler her ne kadar verilmeye çalışılan atmosfer için uygun olsa da benzeri oyunlar kadar ciddi bir etki oluşturamıyor, ayrıca çeşitlilik açısından da biraz zayıf kalıyor. Bu durumu ciddi bir eksiklik olarak değil ufak bir ayrıntı olarak dile getiriyorum sadece. Oyunun yenilenmiş haline baktığımızda geleneğin sürdüğünü görüyoruz. Remake, bu konuda ciddi bir gelişme göstermemiş.Grafik konusunda ise durum tam tersi. Geçen 25 yılın ardından oyun grafik konusunda çağ atlıyor ve günümüz standartlarını yakalamayı başarıyor. Orijinal oyunun eski grafikleri sayesinde içimize işlenmiş olan tekinsizlik hissinin yeri hala pek çoğumuz için ayrı olsa da yenilenmiş grafikler sayesinde artık dünyayı daha ayrıntılı şekilde görüyor, gerçekten de bir parçası olarak hissediyoruz.
Bir diğer nokta ise karakter seslendirmeleri. Oyunun yenilenmiş versiyonunda seslendirme için orijinal oyuna göre daha sağlam bir kadro kurulmuş ve diyaloglar kesinlikle sizi oyunun içine daha çok çeken bir hale getirilmiş. Bu konunun üzerine eğilmiş oldukları için stüdyoya teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Keşfe açık, yoğun bir dünya
Orijinal oyuna baktığımızda açık bir dünyaya bırakılmış olduğumuzu görüyoruz. Üstelik bu açık dünya pek çok modern oyunda olduğu gibi boş boş gezindiğiniz, kısa süre içerisinde sıkıldığınız devasa bir açık dünya değil. Geliştiriciler küçük fakat dolu dolu, her köşesinin keşfedilmeye değeceği bir açık dünya inşa etmeyi tercih etmişler. İtiraf etmek gerekir ki çok da iyi yapmışlar. Üstelik bu dünya, gitmeye mecbur olduğunuz bölgelerin haricinde isteğe bağlı olarak keşfedebileceğiniz pek çok alan da sunuyor ve bu alanları keşfetmeniz durumunda sizi ödüllendiriyor. 2001 senesinde bu vizyona sadık kalınarak bir harita geliştirilmesi ve bunun başarılı şekilde ürün haline gelmesi takdire şayan doğrusu.Gothic 1 Remake bu konuda da geleneği devam ettiriyor. Aynı vizyonla küçük ve yoğun bir açık dünya sunan oyun, orijinal oyunun haritasına sadık kalarak hem aynı deneyimi modernize edilmiş şekilde sunuyor, hem de ufak tefek eklemelerle var olanı daha da zenginleştiriyor. Bu noktada, önceki oyunda olduğu gibi burada da oyunu dümdüz bir şekilde oynayan oyuncu ile meraklı oyuncunun deneyimi aynı olmuyor, keşif peşinde koşan oyuncu oyun tarafından ödüllendirilmiş oluyor.
Oyunun bu yönüyle alakalı sayılabilecek başka bir konuya da değinmek isterim. Orijinal oyuna baktığımızda, yine modern oyunların aksine, oyuncu hedeflere adım adım götürülmek yerine tamamen kendi başına bırakılıyor. Oyuncu, varması gereken noktaya gitmek için harita işaretleri vb. yardımcıları kullanmak yerine gerçek manada ne yapması gerektiğini düşünmeye mecbur kalıyor. Bu vizyon, pek çok klasik oyunu modern olanlardan ayıran ve benim de oldukça kıymetli bulduğum bir nüans. Gothic 1 Remake, bu konuda da orijinal tasarımın ayak izlerini takip etmeyi tercih ediyor ve küçük bir çocuk gibi elimizden tutularak hedefe götürüldüğümüz bir deneyim değil, zorlu bir dünyada tek başımıza bırakıldığımız bir macera sunmayı başarıyor.
Zorlu savaş mekanikleri, eziyet verici kontroller
Gelelim oyunun can alıcı ve beni hayal kırıklığına uğratan kısmına, yani savaş mekaniklerine ve karakter kontrollerine. Pek çoğunuz eski oyunların ne kadar zor olduğunu biliyorsunuzdur diye tahmin ediyorum. Hatta Fallout (1997) incelememi okumuş olanlarınız varsa benim de eski oyunların zorluğundan keyif aldığımı bilirler. Oyuncunun hatasını acımasızca cezalandıran bir oyuna zaman ve emek vererek ustalaşmanın verdiği keyif pek çok oyuncu için vazgeçilmezdir zaten. Ancak Gothic 1 oyununun hem orijinaline hem de remake versiyonuna baktığımızda maalesef cezalandırıcılıktan da öte, kötü tasarlanmış bir deneyim görüyoruz. Oyunun modern versiyonunun bu konuda herhangi bir iyileştirmeye gitmemiş olduğunu görmek gerçekten de üzücü. Daha ayrıntılı şekilde açıklamak gerekirse savaş mekanikleri milimetrik olarak doğru hamleleri yapmanızı gerektiriyor, bu konuda en ufak bir esneklik bile sağlamıyor. Düzgün çalışmayan animasyonlar ve istediğiniz hareketleri yerine getirmenize tam olarak izin vermeyen karakter kontrolleri ise bunu başarmanızı neredeyse imkânsız hale getiriyor. Bu sebeplerle oyun, zorlayıcı ve ustalık gerektiren bir oynanış sunmaya çalışırken kötü tasarlanmış ve kullanışsız bir savaş deneyimiyle karşımıza çıkıyor.
Hakkını vermek gerekir, oyunda hedeflerimizi gerçekleştirmek için genellikle birden fazla yöntemden birini seçebiliyoruz. Bu da demektir ki şiddetten uzak duran, savaş mekaniklerini neredeyse hiç kullanmayan bir karakter olarak oynama şansımız var. Ancak savaştan kaçınmak için oyunun önemli bir kısmından mahrum kalmak, hele de bunu oyunun kötü tasarlanmış mekaniklerinden dolayı seçmeye mecbur kalmak pek çok oyuncu için kabul edilemez olacaktır.
Teknik aksaklıklar
Oyunun orijinal halinde, biraz da çıktığı dönemin cilveleri olarak, pek çok teknik hatayla karşı karşıya kalmaktayız. Oyunun başlangıcında giriş sinematiğinin oynamaması, görsel tutarsızlıklar gibi pek çok hata daha en baştan gözümüze batıyor mesela. Oyunun modernize edilmiş halinde ise bu hatalar giderilmiş fakat beraberinde, Unreal Engine 5 sağ olsun, yeni hatalar gelmiş. Ayrıca oyunun kanayan bir yarası ise optimizasyon. Pek çok Unreal Engine 5 oyunu gibi Gothic 1 Remake de oyunculara hatırı sayılır şekilde optimizasyon sorunları yaşatıyor. Unreal Engine 5 kullanan pek çok bağımsız oyun stüdyosu bu problemleri bir şekilde aşmayı başarıyorken büyük stüdyoların bu konuda sınıfta kalabiliyor olması şaşırtıcı ve üzücü.
Değerlendirme
Gothic 1 Remake, zaten doğru bir vizyonla tasarlanmış olan orijinal oyunu pek çok yönden çok daha rafine bir hale getirse de savaş mekanikleri ve kontroller konusunda üzerine düşeni yapamamış maalesef. Oyunun modern versiyonu, orijinali gibi zorlayıcı olmanın ötesinde anlamsız şekilde eziyet veren bir halde bırakılmış. Bu durum da oyunun oldukça keyifli olan pek çok yönünü büyük bir oyuncu kitlesi için erişilemez kılmış. Yine de oyun pek çok çevre tarafından takdirle karşılanmakta. Benim değerlendirmem olumsuz tarafa daha yakın olsa da oyun, orijinal versiyonunun hayranları ve RPG türünü dip bucak deneyimlemek isteyen oyuncular için tatmin edici bir deneyim sunabilir. Bu oyuncu kitleleri için oyunu indirimli halini satın almak şartıyla tavsiye edebilirim.
Gothic 1 Remake was well-received by audiences but its critical flaws may disappoint many players.
Bizleri köklü bir seriyle yeniden bir araya getiren Gothic 1 Remake kitleler tarafından takdirle karşılansa da sahip olduğu kritik kusurlardan dolayı pek çok oyuncuyu yüz üstü bırakabilir.
Microsoft Windows platformunda incelenmiştir.