İçindekiler
Call of Duty: Modern Warfare 4 - Hikaye Modu İncelemesi
Call of Duty: Modern Warfare 4, Infinity Ward'ın geliştirdiği, Activision'ın yayımladığı birinci şahıs nişancı oyunu olarak 23 Ekim 2026'da PS5, Xbox Series X|S, PC (Steam, Battle.net, Xbox uygulaması) ve Nintendo Switch 2 platformlarında oyuncularla buluşacak. Yaklaşık bir haftadır deneyimlediğimiz hikaye modu ortalama dokuz saat sürdü. Bu inceleme çok oyunculu modun öncesinde hikaye moduna odaklanıyor. Detaylara geçmeden önce, inceleme kopyasını sağlayan Activision ekibine teşekkür ederiz.
Serinin yeniden doğuşu!
Açık konuşayım. Black Ops 7'den sonra seriye güvenim epey azalmıştı. Modern Warfare 3'ün aceleye gelmiş kampanyası da hâlâ aklımdaydı. MW4'ten tek şey istiyordum: 2019'da başlayan hikayeyi adam gibi bağlasın. Bağladı. Seul sokaklarında açılan kampanya, serinin son yıllardaki en iyi işlerinden.
Hikaye: Bir acemi, bir kaçak, bir final
Hikaye iki koldan ilerliyor. Bir yanda Er Park Hyun Jun var, ilk kez gerçek bir çatışmaya giren genç bir Güney Koreli asker olarak savaşın göbeğindeyiz. Oyun Seul'de sıradan bir günle açılıyor. Marketler dolu, insanlar işinde gücünde. Sonra Kuzey Kore saldırıyor ve Park kendini birliğiyle cephenin ortasında buluyor.
Diğer yanda Kaptan Price var. Modern Warfare 3'te General Shepherd'ı öldürmesinin ardından Task Force 141 dağılmış, Price kanun kaçağı olmuş. Kimseye hesap vermeden kendi savaşını veriyor. Price'ın peşine düştüğü şey, dünyayı ateşe atabilecek bir silah. Teslimatın arkasında Mads Mikkelsen'in canlandırdığı The Archer var. Toplam 16 görev var ve rota geniş: Kore Yarımadası, Paris, New York, Mumbai.
Kampanyanın en sevdiğim yanı cesareti. Bir görevde Kuzey Koreli bir askerin gözünden bir köyü didik didik ediyorsunuz. Ne kadar acımasız olacağınıza siz karar veriyorsunuz. Price da artık o tertemiz kahraman değil. Kirli işlere bulaşıyor, yer yer "iyi adamlarla" karşı karşıya geliyor. Seri uzun zamandır bu kadar gri bir yerde durmamıştı.
Oyun bazı tanıdık yüzlerle vedalaşmaktan da çekinmiyor. Kim olduklarını yazmayacağım. Ama 2019'dan beri bu ekiple yol alan biri olarak birkaç sahnede ekrana bakakaldım. Oyunun eksik tarafı ise tempo. Oyun o kadar hızlı akıyor ki yeni karakterlerin çoğunu tanımaya fırsat kalmıyor. Yine de final, yedi yıllık hikayeyi tatmin edici bir yere bağlıyor.
Oynanış sistemi: Bloom yok, bahane yok
MW4'ün asıl iddiası silahlarda. Infinity Ward, Black Ops'un akrobatik hareketini bir kenara bırakıp ayakları yere basan bir çatışmaya dönüyor. Ballistic Authority ile mermi namlunun baktığı yere gidiyor. Yeni silah sisteminin adı Ballistic Authority. Özeti şu: Bloom yok. Kalçadan (hipfire) ateş ederken bile mermi tam namlunun baktığı yere gidiyor.
Geri tepme de daha dürüst. Kaçan atışı rastgeleliğe yükleyemiyorsunuz, kontrol tamamen sizde. Dar bir koridorda silah kendini topluyor ama sizi yavaşlatmıyor. İlk saatlerde kalçadan ateşin bu kadar güvenilir olması tuhaf geldi. Sonra eski CoD'lere dönmek istemedim.
Her yöne dalış yok, tırmanma var. Black Ops 6 ve 7'deki omni-movement bu oyunda yok. Yerine tırmanma, kenara tutunup yan yan ilerleme ve geriye kayma gelmiş. Slide cancel duruyor, üstüne mantle cancel eklenmiş.
Sonuçta hızlı ama yere basan bir oyun bizi karşılıyor. Haritalarda dikey rotalar açılıyor, çatıdan gelen düşmanı hesaba katmak gerekiyor.
En iyi anlar raydan çıkınca geliyor
Kampanya tanıdık bir ritimde akıyor. Bir kulüpte hedef takibi, Seul'e deniz çıkarması, Paris sokaklarında araç kovalamacası. En iyisi Stranded. Kuzey Kore kırsalına elinizde tek bir tabancayla düşüyorsunuz. Etrafı keşfedip teçhizat topluyor, hedeflere istediğiniz yoldan saldırıyorsunuz. Hızlı yolculukla geçmek mümkün ama sakın yapmayın. Sorun şu ki Stranded'dan sonra oyun dizginleri yeniden sıkıyor. Bir sivili sıyırmanız oyunun bitmesine yetiyor. Seul çıkarmasında komutanınızdan biraz uzaklaşırsanız anında ölüyoruz. Kampanyanın en can sıkıcı yanı bu.
DMZ: Asıl bağımlılık burada!
DMZ bu kez tam teşekküllü bir extraction modu. Hajin City'de geçen bu mod, Kuzey ile Güney Kore arasında uzanan, katmanlı ve dikey bir şehir sunuyor. Bu arada interaktif haritamıza mutlaka göz atın.
Modun döngüsü basit: Hazırlan, dal, topla, çık. Ya da öl. Karşınızda hem yapay zekâ hem gerçek oyuncular var. Kumarhane soygunu ya da robot köpeklerle dolu bir laboratuvar baskını gibi raid tadındaki görevler işi renklendiriyor. Operatörünüzü prestijleyince kalıcı bir perk kazanıyorsunuz. FOB adlı üste yeni istasyonlar açıp üretim yapıyorsunuz. Ölmek acıtıyor ama eli boş dönmüyorsunuz; "bir el daha" dedirten şey de bu.
Tek endişem, oyun herkese açılınca tahliye noktalarında pusu kuran ekiplerin çoğalması. Bunu birkaç hafta içinde göreceğiz!
Hikaye modunun ardından çok oyunculu mod için de deneyimlerimi yazacağım. Erken erişimde çok oyunculu mod açık değildi bu yüzden bir hafta sonra incelemeyi tamamlayacağım. Şimdilik bu kısma virgül koyarak grafik ve ses tasarımına bakalım.
Grafik ve ses: Serinin en iyi görünen oyunu
MW4, bugüne kadar gördüğüm en iyi görünen Call of Duty diyebilirim. Seul'ün neon tabelalı sokakları, Kore cephesindeki siperler, Paris'teki araç kovalamacası. Her sahnenin kendine ait bir dokusu var. Black Ops 7'nin steril görüntüsünden sonra bu kirli, yaşanmış dünya göze iyi geliyor. Ara sahnelerdeki yüz animasyonları ve karakter modelleri de çıtayı yükseltiyor.
Silah animasyonları her zamanki gibi Infinity Ward işi gerçekten, ağır ve tok. Alan derinliği ve efektler, düşmanı seçmeyi zorlaştırmayacak şekilde ayarlanmış. Çok oyunculuda kimin nerede durduğunu görmek kolay.
Ses tarafı en az görüntü kadar iyi. Silahların sesi dolu dolu, isabet ettiğinizde gelen o kuru çatırtı insanı bir sonraki vuruşa itiyor. Kulaklıkla oynarken ayak seslerinin ve atışların yönünü rahatça seçebildim. Ballistic Authority'nin ses yayılımı ayağı işini yapıyor.
Müzik seçimleri de yerinde. Seul açılışında çalan Wu-Tang Clan'in C.R.E.A.M.'i atmosferi tek hamlede kuruyor. Seslendirmeler güçlü; tek isteğim Mads Mikkelsen'i biraz daha fazla duymaktı.
Teknik durum: Beenox elini taşın altına koymuş
Oyunu İ9 14900k işlemci, RTX 5080 16 GB ekran kartı, 64 GB Ram ile deneyimledim. Aslında bakarsanız önerilen sistemlerde RTX 3060 Ti / RX 6600 XT ve 16 GB RAM; bu donanımla çok oyunculuda yüksek ayarlarda 90 FPS hedefleniyor. Ray tracing için çıta RTX 5070 Ti / RX 9070 XT ve 32 GB RAM'e çıkıyor. En altta ise GTX 970 bile yetiyor.
115 GB SSD alanı istiyor, 2TB'lık m2 SSD'mi değerlendirdim. TPM 2.0 ve Secure Boot açık olmak zorunda. Altyazı ve altyazı boyutu, menü ve sohbet yazı boyutu, renk körlüğü ayarları ve yüksek kontrast modu var. Basitleştirilmiş kontroller, düşük motor yükü ve hareket hastalığını azaltma gibi beş hazır ön ayar tek anahtarla açılıyor. Flaş bombasının beyaz patlaması siyaha çevrilebiliyor, tinnitus sesi kısılabiliyor, kampanyada zorluk seçimi serbest. Türkçe dil desteği ise yok.
Modern Warfare 4 almaya değer mi?
Kısa cevap: Modern Warfare serisini 2019'dan beri takip ediyorsanız evet. Bu oyun o hikayenin finali ve hakkını veriyor. Black Ops'un akrobatik hareketinden sıkılıp ayakları yere basan çatışmalara dönmek isteyenler. Extraction türünü seven ama Tarkov'un acımasızlığından kaçanlar. Sinematik, gösterişli bir kampanya arayanlar için son zamanların en iyi yapımlarından biri olarak öne çıkıyor.
Ancak uzun bir tek oyunculu macera bekleyenlerin mesafeli olması gerekiyor. Çünkü her ne kadar iyi işlense de kampanya 16 görev ve tempoya göre 6-9 saat sürüyor, bu sizi tatmin etmeyebilir. Görevlerde özgürlük aramamalısınız. Doğrusal bir anlatım sizi bekliyor. Türkçe dil desteği şart diyorsanız da kısa bir süre çeviriler gelene kadar uzak durmanız gerekiyor.
Standart sürüm PlayStation ve Xbox mağazalarında 3.199 TL, Steam'de 69,99 dolar (güncel kurla 3.450 TL civarı). Kasa (Vault) sürümü konsolda 4.399 TL, Steam'de 99,99 dolar. Oyun çıkışta Game Pass'te yok.
Kasa sürümü ek operatör paketleri, imza silah koleksiyonu, bir sezonluk BlackCell ve DMZ bonusu veriyor. Bunlar oyunun özüne dokunmuyor. Bence standart sürüm fazlasıyla yeterli.
Değerlendirme
Hikayeyi en zorda 6-7 saatte bitirdim. DMZ'de ise 3-4 saat geçirdim. Modern Warfare 4, 2019'da başlayan hikayeyi hak ettiği gibi kapatıyor. Kampanya sert, gösterişli ve yer yer gerçekten cesur. Stranded gibi bir görevle de serinin başka bir yöne gidebileceğini gösteriyor. Öte yandan aynı kampanya oyuncuya güvenmiyor. Bir sivili sıyırdığınızda ya da rotadan biraz saptığınızda oyun bitiyor. MW4'ün en büyük çelişkisi bu.
Black Ops 7'nin ardından Call of Duty'ye yeniden güvenmek istiyordum. MW4 bu güveni büyük ölçüde geri veriyor. Kusursuz değil ama uzun zamandır oynadığım en "Modern Warfare" Call of Duty.
2019'da başlayan Modern Warfare hikayesi sert bir finalle kapanıyor. Kampanya gösterişli ama oyuncunun elini kolunu bağlıyor. Asıl sürpriz DMZ.
Microsoft Windows platformunda incelenmiştir.