İçindekiler
Europa Universalis 5 - İnceleme
Paradox Tinto tarafından geliştirilen ve Paradox Interactive tarafından da yayımlanan grand strateji oyunu Europa Universalis 5 nihayet hayranlarla buluşmaya hazırlanıyor. Bu devasa yapımın incelemesi için oyunu bir ay boyunca deneyimleme imkanı buldum. Dönem dönem gelen güncellemelerden dolayı uzun soluklu maceralar elde edemedim ancak yeni oyunun temel mekaniklerini, neler vadettiğini, ne durumda olduğunu ve lansman günü sizi neyin karşılayacağını anlamak yeterli oldu.
Mevcut oyunlarımız bozulsa da birbirinden ilginç hikayeler ortaya çıktı. Seriye uzaksanız işiniz biraz zor derdim ama oyunun Türkçe olması işleri bir tık kolaylaştırdı, seriye hakimseniz büyük bir keyif alacağınız oyun sizi bekliyor olacak.

Bu incelemede oyunun ana unsurlarını ve ve kendi değerlendirmelerimi ele alacağım. Ardından ise lansman ve sonrasında gelecek rehberlerimizle daha detaylı içeriklerle karşınızda olacağız. O zaman gelin şimdi detaylara ve oyunun neler getirdiğine bakalım.
Europa Universalis 5 inceleme anahtarı Oyun Günlüğü'ne Paradox tarafından gönderilmiştir.
Europa Universalis 5, 4 Kasım 2025'te PC platformuna gelecek. Oyun yurtdışında 60 dolar, Türkiye'nin yer aldığı MENA'da ise 36 dolarlık bir fiyat etiketine sahip.
Europa Universalis ile tarih yazmak!
Europa Universalis serisi, oyunculara 14. ve 18. yüzyıllar arasında dünya üzerindeki herhangi bir uygarlığın hükümdarı olma imkânı sunar. Vergiler, yasalar, kültür ve din yanında askeri yönetim gibi pek çok konuda ülkeniz için kritik kararlar verirsiniz. Bazen bir kaç şehre sahip bir bey, bazen onlarca yerleşime sahip bir hükümdar bazen de kıtalara hükmeden bir imparator olabilirsiniz. Kimi oyuncu topraklarına toprak katarken kimisi de ekonomik ve kültürel zaferler peşinde koşmak isteyebilir. Her oyun benzersizdir ve olasılıklar sizi oyuna bağlar. Serideki her oyunda da mekanikler bir önceki oyuna göre değişir ve gelişir. Hatta gelen genişleme paketleriyle ana oyunla son sürüm arasında uçurumlar bile yaşanır. Serinin bir önceki önceki oyunu EU4'te topraklarınıza toprak katmak çok önemliyken bu kez daha farklı bir önem sizi karşılıyor: Nüfus... Detaylara aşağıda gireceğim ama önce gelin oyunun hikayesine ve daha sonrada içinden çıkmaya çalışacağımız mekaniklerine yakından bakalım.
Europa Universalis 5 hikayesi
Paradox oyunları belirli dönemleri kapsar. Oyunumuz ise Crusader Kings ile Victoria arasındaki dönemi kapsıyor. Yüzyıl Savaşlarıyla başlayan oyun 17. yüzyıl Sanayi Devrimi ile sona eriyor. Bu 500 yıllık dönem altı farklı çağa bölünmüş durumda.

Europa Universalis 5 temel mekanikleri
Paradox oyunları harita üzerindeki yazı ve harflerle dolu oldukça karmaşık bir oyun mekaniğine sahip. Bunların en karmaşık olanı da artık Europa Universalis 5 olacak. Öyle büyük bir dünya sizi karşılayacak ki içinde kaybolmamanızın imkanı yok. Temel mekaniklere nüfusla başlayalım, ardından zümreler, toplumsal değerler, otomasyon, çağlar, savaş, diplomasi ve ticaret olarak devam edelim. Her başlıkta deneyimlerimi ve yenilikleri tecrübelerim ışığında aktarmaya çalışacağım. 50 saati bulan oynanış süremde dahi keşfedemediğim deneyimleyemediğim şeyler olabilir. Gelin şimdi oyunun en önemli mekaniği 'nüfus' ile başlayalım.
Yaşayan dünya! Bu insanlar değişiyor ve gelişiyor
Europa Universalis 5'te nüfus çok canlı bir şekilde yer alıyor. Örneklerimin bir çoğunu Osmanlı ile vereceğim. Tarihler 1 Nisan 1337'yi gösterdiğinde Osmanlı Beyliği'nin başkenti Bursa'dayız. 46 bin Yunan 16 bin Türk 2 bin de Romanyoti diye adlandırılan Yahudi burjuva ve köle grubu mevcut. Yunan ve Türk köylüler, Yunan işçi ve burjuvalar, Türk asker ve Türk ve Yunan rahip/imam şehirde yaşayan insanları oluşturuyor.
Bu insanları yani Bursa ahalisini stratejik olarak güvende hissetmek için öncelikle kabineme atadığım bir karakter ile kültürel değişime zorluyorum. Bu yıllarca sürecek stratejik bir hamle. Ardından yüzde 75'i Ortodoks olan halkımı Müslüman yapmak için çalışmalara başladım. Bu değişimlere tepki olarak Ortodoks ve Yunan halkım örgütleniyor ancak isyan boyutuna ulaşmadan çoğunluğu sağlıyoruz.

Elbette isyan etmemelerinin temel sebebi onları mutlu etmeyi başarmamdan geçiyor. Halkımın ihtiyaçları mevcut. Köylülerin 17 mala, İşçilerin 20, askerlerin 15 mala ihtiyacı var. Bunlar kereste, kömür, bal mumu, ilaç diye sıralanıyor... Bir Müslüman Türk için bira yasak iken Yunan halkın ihtiyaç duyduğu bir kaynak olarak karşımıza çıkıyor. Burada da pazarımızın kaynaklara erişimi, ortak pazarda yer alan ülkelerin üretim gücü etkili oluyor.
Bir de halkımızın okuryazar durumu var. Burada da yine toplum tabakasına göre okuryazarların oranı değişiyor. Yunan işçilerle, Yunan köylünün araştırmaya ve ilerlemeye katkısı ile Müslüman içi ve köylünün katkısı fark ediyor. Kölelerden bu konuda ceza alıyoruz.
Köle demişken, topraklarıma toprak katmak için savaşa girdikten sonra Bizans'a girmiş savaşlar kazanmıştım. Bu savaşlardan büyük oranda köle geldi. Yine bu köleler de şehrimizin üretiminde toplum yapısında dinamik bir etki oluşturdu.
Sınıf atlama sisteminden bahsetmeden de bu bölümü geçmek istemiyorum. Yüzde 80'i köylülerden oluşan bir halkla ne askeri bir güç ne de güçlü bir sanayi kurabilirdim. Başlangıçta yüzde 30 olan sınıf atlama oranı da istikrarınıza bağlı olarak artış sağlıyor.
Toplum kısmında hanedanlar ve karakterlere de kısaca değineyim. Hanedanlar aynı kan bağına sahip aileleri temsil ediyor. Osmanoğulları için merkez Söğüt iken Gerede'de bir Türk Marmara Denizi kıyılarında özellikle Yunan toplumunun olduğu yerlerde Yunan hanedanlar mevcut. Bu hanedanlar ise tek bir üye ile temsil ediliyor.
Şimdi bu kısımda toplumdan kısaca bahsettim, Bursa örneğinde kim olduklarından ne istediklerinden ne verdiklerinden ve neye everildiğinden bahsettik. Serinin bu son oyununda Victoria 3 ve Imperator: Rome ile temelleri atılan nüfus mekaniği büyük oranda gelişmiş durumda.
Zümreler (Estates) başımızın belası mı nimetimiz mi?
Hükûmeti temsil eden devleti devlet yapan siyasi gruplara zümre diyoruz. Ayrı bütçeleri, yatırımları, ülkeler arasında çıkarları bile vardır. Her ülkede isimleri değişse de genelde toprak sahiplerini aristokratları, dini grubu eğitimli kesimi, zanaatkar veya tüccarları ve güç yoksunu fakir kesimi temsilen ayrılır. Osmanlı'da Zimmi zümresi de yer alır bunlar Ehl-i kitap Hristiyan ve Musevi dini azınlıklardır ayrıca bir de kabileler bulunuyor. Oyunda Kozaklar ile birlikte toplam yedi zümre bulunuyor.

Zümreler ile hükümet arasındaki güç dengesi de önemli. Zümrelere vereceğiniz haklar onların güçlerini artıracak birine verdiğiniz ayrıcalık diğerlerini rahatsız edecektir. Bu öyle bir mekanik ki gözünüz sürekli burada olacak. Yeni pazarlar açmak burjuvayı memnun ederken, yerleşik dini düzendeki kararlar din adamlarını memnun edecek. Osmanlı'da tasavvufi hareketlerin varlığı ve güçlenmesini engellemek devletli din adamlarımızın en büyük isteklerinden biri olarak karşımıza çıkacak.
Zümreler eğer mutsuz olursa burada iş savaş riski bile ortaya çıkabilir. Ülke yönetimi idare işidir ve bu mekanik oyuna ayrı bir tat katmış diyebilirim.
Toplumsal değerler
Zümrelerin ardından seride daha önce yanılmıyorsam üçüncü oyunda yer alan şimdi Toplumsal Değerler olarak adlandırılan kısıma bakalım.
Her zümreye vereceğiniz bir hak toplumsal değerlerde de oynamaya sebep oluyor. Ayrıca toplumsal değerler oyun boyunca karşımıza çıkan olaylara verdiğimiz kararlarla da oynaklık gösteriyor. Elbette hükümetimizle de toplumsal değerlerle oynayabiliyoruz. Toplumu dilediğimiz gibi yönetmek elimizde! Çok zevkli değil mi? :)

Ademimerkeziyetçilik ve Merkeziyetçilik toplumsal değerlerde en başı çekiyor. Osmanlı Ademimerkeziyetçi bir devlet olarak başlıyor. Geleneksel Ekonomi, Sermaye Ekonomisi'ne göre çok ilerlemiş durumda. Kara mı yoksa Deniz odaklı bir ordu mu? Devlet dinimiz Sünni olsa da toplumsal yönelime de yön verebiliyoruz. Tasavvufi hareketlere (Batıni yorum) ağrılık vermek istersek Gizemcilik, tam tersi yönde (Zahiri yorum) ilerleme için Hukuk Bilimi yönünde kararlar vermek gerekiyor. Toplumun din değiştirmesi ve ordu moraline batini yorum olan Gizemcilik büyük katkı sunarken aylık araştırma ve kabine verimliliğine ise Hukuk Bilimi katkı sunar. Bunun gibi her değerin bir özelliği mevcut.
Otomasyon sistemi
Osmanlı ve Amerika'daki Cahokia yerlileri oyunda en çok oynadığım medeniyetler oldu. Osmanlı'nın özel bir yeri var ama Cahokia'yı seçmemin sebebi oyuna gerçekten sıfır gibi başlamamız. Kabile devletini deneyimlemek çok başka bir deneyim. Oyundaki üretim yapısından temel mekaniklere kadar pek çok şeyi bu medeniyeti alarak öğrenebilirsiniz. Sınır bölgelerine yerleşen insanlarla genişleyen sınırlar nüfusların tek bir dokunuşla yerlerinden etmemiz boşalan bölgelere yeni insanların gelmesi zorlu bir macera. Kendi başımıza bu tarz küçük medeniyetlerde yönetim iyi olabilir ancak büyük medeniyetlerde her kararı vermek içinden çıkılamaz bir hal alır.
Bu konuda bizi kurtaran şey de Otomasyon olacak. Bu iki medeniyet haricinde Norveç'i de deneyimledim, devasa bir ülke. Ancak ülkeye o kadar uzağım ki tanımıyorum. Hemen vergileri, ticareti otomasyon sistemine emanet ettim ve ardından gelirim uçuşa geçti. Yapay zeka benim için en iyi kararlar aldı ve büyük bir kolaylık sağladı.
Otomasyon sistemi oyunda birçok mekanikte kararları yapay zekaya devredeceğiniz önemli bir mekanik. Vergilerden pazar yönetimine, inşadan, ordu ve donanma üretimine, diplomasiye kadar her şeyi otomasyon sistemine verebilirsiniz.
Europa Universalis 5 çağ sistemi
Toplam altı çağ her çağda yenilikler ve büyük etkilerle dolu EU5 çağ sistemi 500 yıllık bir zaman dilimine yayılıyor. 1337 yılında başlayan oyundaki Gelenek Çağı 1342 yılında sona eriyor. Feodalizm, Kanunculuk ve Meritokrasi gibi yenilikler bu çağda yer alıyor. Feodalizm ve Kanunculuk Avrupa'da hatta Orta Doğu, Asya ve Afrika'da yayılmış bir yenilik. Bu bölgelerde yer alan ülkeler bu yenilik altındaki araştırmaları keşfedebilirler. Ancak Meritokrasi Çin'de ortaya çıkan bir yenilik. Ona Batı Asya'da yer alan İran ve Türkistan bölgeleri de erişemiyor. Gelenek Çağı'nın ardından Rönesans Çağı ortaya çıkıyor. Çağ geçişlerinde ekonomik, diplomatik ve askeri olarak üçe ayrılan yönelim seçilebiliyor. Bu seçimler sizin stratejinize göre avantajlar sağlıyor. Rönesans'ın ardından yüz yıl sonra Keşifler Çağı başlıyor. Koloni dönemi burada başlıyor. Oyun başlangıç ayarlarına da kısaca değinelim. Koloniler ayarı Avrupalılara özel ancak tüm ülkeleri de koloni yapabilir olarak ayarlayabilirsiniz burada başarımlar etkilenmez. Yine başlangıçta tarihsel ve bağlamsal olarak oyunu ayarlayabilirsiniz ancak bu sefer de başarım almanızı engelleyen bir etken karşınıza çıkacaktır. Tarih dışı ülkeler başarımları engeller ve yeniliklerin rastgele şehirlerde çıkması da başarımları engelleyecektir. Keşifler Çağı, 1537'de sona eriyor.
Bir yüz yıl sonrası ise Reform Çağı geliyor. Savaş topları ve küresel ticaret bu çağda ortaya çıkıyor. 1637'de sona eriyor. Bilimsel ve askeri devrimin yaşandığı Mutlakiyetçilik Çağı ise 1737'ye kadar sürüyor. Son çağ ise Aydınlanma Çağı. 1836'da oyun sona eriyor. Bu çağda sanayileşme zirveye çıkacak.
Paradox bize oyunu bir ay önceden deneyimleme şansı sunsa da sık sık gelen güncellemelerle kayıtlarımız patladı. Bu yüzden oyunun ilerleyen dönemlerini tren yollarını, büyük orduları deneyimleme şansım olmadı.
Savaş mekanikleri ne durumda?
Yapay zekaya ayrı başlık açmam gerekirdi ama bu bölümlerde anlatmak daha yerinde olur diye düşündüm. 31 Ekim'de oyunun tam sürümüne ulaşana kadar yapay zekanın da gelişime şahit oldum. Tek Şans Modu (Ironman) ile oyunun daha zor olmasını beklerdim ancak biraz kolay geldi. Savaşlarda yapay zeka hareketleri tutarlı, eyalet kontrollerinde kaleler yine kritik önemde. Başlangıçta köylülerden oluşan ordumuz zamanla düzenli ordunun sayısının artmasıyla profesyonel bir hal alıyor. Temel kritik nokta profesyonel bir ordu için gerçek askerlere ihtiyacımız var. Bunlar ise belirli yapıların yapılması ve zamana ihtiyaç duyuyor.

Ordu dizilimi hemen yukarıda. Kanatların etki olduğu savaşa girmeden tüm kanatalara eşit dağıtabildiğimiz özel bir sisteme sahip. Savaşlarda oyun hızının ikinci kademede sabit kalması ince detaylardan biri.
Donanma çıkarmak için de yapılardan iskele inşa etmek gerek. İskele aylık denizci sayısını artıracak ne kadar liman yerleşiniz varsa güçlü bir donanma için iskele yapmakta fayda var. Denizciler de her gemi için temel gereksinimlerden biri.
İlk çağlarda özellikle başlangıçta profesyonel ordu için kendinizi yormayın. Bu zamanla gelişen bir süreç olacak. Mümkün oldukça moral sağlamalı ve ikmal yollarını desteklemelisiniz. Yollar önemli.
Diplomasi her devletlu için vazgeçilmez
Evet oyunda savaş mevcut ancak gerçek hayatta olduğu gibi son aşama olmalı. Ama gerçekten son seçenek olarak değerlendirin. Çünkü savaşlarda ölen her asker sizin üretim ve vergi gücünüzü kıran bir etken olacak. Nüfusla başladık onunla devam ediyoruz. Savaşsız toprak kazanabilir, evlilikler yapabilir ve güçlü ittifaklar kurabilirsiniz. Hatta Kutsal Roma İmparatorluğu gibi teşkilatlar da oluşturabilirsiniz. Ancak Kutsal Roma İmparatorluğu'nun özel olduğunu söyleyelim. Almanya'nın siyasi yapısından kaynaklanan birlik büyük bir imparatorluğa dönüşmüş durumda. Parlamentosu, Kanunları ve tam 314 üyesiyle büyük bir güç.
Osmanlı her ne kadar savaşçı bir ruha sahip olsa da diplomasi vazgeçilmez araçlardan biri. Diplomatlarda da sistem değişmiş durumda. Diplomasi puanları ve aksiyon puanları ile işleyen bir yapı karşımıza çıkıyor.
Diplomasi de ticarette olduğu gibi menzil durumu var. Bunu genişleyen sınırlar, ticaret rotaları ile artırabilirsiniz ancak çağlar ilerledikçe küresel ticaret arttıkça diplomatik menzilde artacak.
Üretim, ekonomi ile ticaret mekaniği
Tüccarların olmadığı ticaretin bölgesel pazarlar üzerinden işlediği yeni sistem EU5'te önemli bir yer tutuyor. Toplumumuzun ihtiyaçları olan malların yer aldığı pazarlara erişmek çok kritik. Üretim mekaniği ve ekonomi yönetimi beni oyuna bağladı.
Her ilin özel bir kaynağı mevcut. İldeki işçiler ile bu özel kaynağın üretimi sağlanır. Örneğin Bursa'da ipek üretiliyor. İpek ham maddemiz. Ardından Terziler Loncası ile ipeği kaliteli kumaşa çeviririz. Bu ürün hem daha fazla para kazandırır hem de halkın ihtiyacını karşılar.

Endüstri ise bu şekilde başlar. Sanayileşme Loncaların artmasıyla genişler. Mallar üretilir ardından halkımız ve illerdeki binalar ihtiyacını karşılar. Artan mallar ise pazarda satılabilir veya eksik olanları satın alabiliriz. Pazarlarda dinamik bir fiyatlandırma mevcut. Aynı şekilde yiyecek ihtiyacı da halkımızın temel besini. Her il yeteri kadar yiyecek üretmez. Buralarda eksik olanlar yine pazarlar aracılığıyla karşılanıyor.
Yapıların sürdürülebilirliği de kaynakların pazarda olmasına bağlı. Kütüphane kitaba ihtiyaç duyuyor. Eğer kitap hem ülkede hem de pazarın da bulunmazsa kütüphane tam çalışmaz.
Yollardan bahsetmeden bu bölümü bitirmeyelim. Hem kontrolü sağlar, hem ordu hızını hem de ticareti canlandırıyor. Oyunun vazgeçilmez yapılarından hatta serinin en detaylı mekaniği olarak işlenmiş durumda. Osmanlı ile oynarken doğudaki illerde kontrolü sağlamak bir noktada yollar ile zaruri bir hal alıyor.
Mekanikler biter mi?
Anlatacak çok şey var. Arazi yapıları, mevsimlere göre avantaj ve dezavantajlar, keşifler ve koloniler, afetler ve hastalıklar, sanatçı ve sanat eserleri ve durumlar... Bunları da yine oyunda denkleme giren çok fazla özellikten birkaçı.
Arazi yapıları ile yol maliyetleri artar, orduların yıpranmaları değişir. Mevsimler üretim kaynaklarını ve yine yıpranmayı etkiler.
Keşifler belli bir çağdan sonra ortaya çıkar, koloni yönetimlerinin özgürleşmesi bu bağlamda özel bir mekanik olarak karşımıza çıkar.
Afetler ve salgın hastalıklar tek bir seçenekle değil de büyük bir çeşitlilikle toplumu yıpratan unsur olarak yer alır. Marmara bölgesinin deprem bölgesi olarak işaretlenmesi... Coğrafyamız kaderimiz.
Sanatçıları es geçmeyin sanat eserleri prestij için çok önemli, borç alın ama yine de onlara yatırım yapın. Hatta iyi bir fiyata davet edin.
Yüzyıl Savaşları ile başlayan durum mekaniği ise oyuna özel tarihsel bağlamlar kuruyor. Gayet hoş detaylar. Yine İtalyan Savaşları, Çin'deki Kızıl Türban İsyanı, Timur'un Yükselişi ve bizi çok yakından ilgilendiren Türklerin Yükselişi yer alıyor.
Grafik, animasyon ve ses tasarımı
Mayıs ayındaki ilk bakış incelememizde grafik yapısından dolayı çok zorlandığımı ve en düşük ayarlarda oyunu deneyimlediğimi söylemeliyim. Ardından eylül ayından itibaren gelen bu son sürümlerde oyunun çok iyi toparlandığını söyleyebilirim. 32 GB RAM sizi rahatlatacak ancak 16 GB RAM ile oyunu oynadım. Sistem gereksinimleri bugün yayımlandı. Devasa haritada onlarca işlemin iyi bir şekilde işlemesi için mutlaka sistem gereksinimlerini kontrol edin.

Orduların sıra sıra ilerlemesi karakterlerin CK3 kadar olmasa da - keşke öyle olsaydı.. - hareket eder gibi canlı durmaları seri için iyi gelişmeler. Keşke daha iyi olsa ama bu kadarına da razıyız. Açıkçası Europa Universalis serisinde grafikler benim için ikinci hatta üçüncü sırada yer alıyor.
Müziklerin de medeniyet seçimine bağlı olarak değişmesi güzel. Detaylar küçük gibi görünse de uzun saatler oynanış zevkine renk kattığını söylemeliyim.
Arayüz ne durumda?
Arayüz ilk bakışların yayımlandığı dönemden bu yana tartışılan bir konu oldu. Tonlarca özelliğin ve mekaniğin yer aldığı oyunda zamanla değişecek arayüzünde vasat bir izlenim oluşturduğunu söylemeliyim. Ben alıştıkça sorun yaşamadım.
Değerlendirme
Bir aydır deneyimlediğim ve bugünde tam sürüme erişen Europa Universalis 5 size yüzlerce saatlik bir oyun deneyimi sunacak. Derin, karmaşık ve zor bir oyun yok. Türkçe dil desteği ile küçük küçük adımlarla ilerleyecek büyük zevk alacaksınız.
Seri oyunları yapmak bir sonraki oyunda her zaman beklentiyi yükseltir. EU5'in bunu fazlasıyla karşıladığını söylemeliyim.
CK3'teki aile soy ağacı mekaniklerinin ucundan tutan EU5'in daha ayrıntılı karakter ilişkili bir yapıda olmasını isterdim. Ama EU5 toplum yönetimi yapısı ile çok eğlenceli ve akıcı bir oynanış sunuyor.
İnceleme desteği için Paradox ekibine tekrar teşekkür ediyoruz!
Unutulmaz bir macera sizi bekliyor.
Europa Universalis 5’te tarih gözlerinizin önünde akarken, derin stratejiler ve karmaşık kararlarla dolu bir maceraya adım atacaksınız.
Microsoft Windows platformunda incelenmiştir.