Dead as Disco inceleme - OG

İçindekiler

Oyun incelemeleri Erken Erişim

Dead as Disco - Erken Erişim İnceleme

05 Mayıs 2026 21:40 | 05 Mayıs 2026 21:45
Disco iş başında! Rakiplerini ritim ile ve zevk ile alt ediyor! Gelin Dead as Disco incelememizde bu sapasağlam dövüş oyununa çok daha yakından bakalım.

Brain Jar Games tarafından geliştirilen, demosu 29 Mayıs 2025 yayımlanan ve 5 Mayıs 2026 tarihinde Steam ile Epic Games üzerinden erken erişime açılacak olan, Dead as Disco, ritim odaklı aksiyon dövüş oyunu karşımıza çıkıyor.

Bugün ise bu oyunun erken erişim versiyonunu deneyim ettiğimiz bu oyuna bir inceleme yazısı hazırladık.

Hikâye ve ana mantık

Çizgi roman tarzı grafiksel anlatımı benimseyen Dead as Disco’da hikâyemizde ana karakter Charlie Disco, gizemli olaylar sonucu hayatını kaybeden eski bir müzik figürü olarak karşımıza çıkıyor ve müzik dünyasında büyük idoller haline gelen 6 eski grup arkadaşını alt ediş macerasını izliyoruz, fakat şöyle bir yan var ki Charlie Disco’nun bu altı grup arkadaşını alt etmesi için tek bir gecesi var.

Şehrin güzel ve neon, cyberpunk seyir zevkiyle birlikte her bir idolün kendi temsil mekânında onların ritimleriyle ve onların kurallarına göre alt etmeye çalışıyoruz, arka plan olarak gayet yeterli ve klişeleşmiş bir intikam hikâyesi olduğunu düşünebiliriz.

Bu hikâye tercihinin oyunun genel yapısına yakıştığını söyleyebilirim, tema olarak da cyberpunk vari bir evren söz konusu, öte yandan yer yer şöhret kültürüne dair ufak dokundurmalar da yapıyor bu da oyunun lezzetini ayrı bir seviyeye çıkarıyor.

Her boss savaşının ayrı müzikleri ve muazzam atmosferleri var ve oyuna ekstra tat katıyor, lezzet biraz daha artıyor.

Ritimli dövüş sistemi “Beat Kune Do” ise o lezzeti ara sıcaktan alıp ana yemek düzeyine sürmeye hayli hayli yetiyor.

Gelin o dövüş sistemini de çok daha detaylı bir şekilde inceleyelim.

Oynanış

Oldukça basit bir oynanışı var ve ister nunçaku vari ritim çubukları ile düşmanlarınızı alt ediyor isterseniz de üstteki barı doldurup doğrudan bitirme hareketleri yapıyorsunuz, asıl amaç kombonuzun yani ritminizin sürekli artmasını sağlamak ve bu sayede daha havalı saldırılar gerçekleştirmek.

İsmi “Beat Kune Do” olan ve Arkham serisinden hallice bir dövüş sistemi olarak karşımıza çıkan bu sistem, Dead as Disco’yu bambaşka bir özgünlüğe taşımış.

Ritmin akışına kendini kaptırdığınız ve düşmanlarla başa baş mücadele ettiğiniz bu oyunda olabildiğince eğlenmek ve akıcı hareketlerle oynanışınızı keyiflendirmek tamamen size kalıyor.

Çok keyifli ve güzel bir dövüş sistemi var zaten dövüş haricinde başka yaptığınız pek bir şey yok ara sıra “Encore” adındaki barda takılıyorsunuz orada da çok fazla yapacak bir şey yok bazen şarkı değiştiriyorsunuz bazen ise öylece duruyorsunuz, ara sıra da karakterinizin özelliklerini geliştirebiliyorsunuz.

Her boss savaşının ardından ise açılan plak kısımlarından karakterimizin özelliklerini geliştirebiliyoruz ve değiştirebiliyoruz, bu sayede oyundan aldığımız keyif biraz daha artıyor.

Tekdüzeleşmeyi önlemek adına hoş bir detay olduğunu söyleyebilirim.

Mekanikler oldukça keyifli

Ritimli kombo sayacını doldurmak ve düşmanlarımızı olabildiğince havalı hareketler ile alt ettiğimiz bu oyunda en önemli amacımız, boss savaşına giden yolda önce rakipleri ardından ise final boss savaşını alt etmek.

Önce üstünüze akın akın gelen minyon tipindeki düşmanları, ardından eli sopalı ve sınıf olarak biraz daha ağır olan düşmanları alt ediyorsunuz.

Onlar bittiğinde ise sıra boss savaşına yani ana düşmana geliyor, orada ise işler beklenilenin aksine biraz daha uzun sürüyor.

Boss savaşlarında birden fazla form var, bu formları ise az canla alt etmeye çalışmak tam anlamıyla bir işkence gibi olduğundan uzun sürenizi alıyor ama oyunu keyifli yapan bu mekanikler sayesinde de boss savaşları, bıktırmak yerine arka planına ve birazdan da övgüyle bahsedeceğim müthiş sanat dizaynına epeyce göz atmanızı ve güzel vakit geçirmenizi sağlıyorlar.

Öte yandan her boss savaşını kendi ritmiyle alt ettiğimiz için müzikler bir o kadar akıcı ve akılda kalıcı, ondan önce boss savaşları kısmında daha sonraysa ses ve müzik kısmında çok daha detaylıca bahsedeceğim.

Dediğim gibi, oyunun mekanikleri taş gibi yapılmış, kendini oynatıyor hatta doğrudan çekiyor, etkilendim ve epey bir keyif aldım dersem yalan olmaz.

Boss savaşları

Erken erişim sürümünde toplamda 4 adet boss savaşı bulunuyor, bunlar: Arora, Dex, Prophet ve Hemlock.

Ve açık konuşmak gerekirse her biri muazzam savaşlar, rapten popa, metalden punk rock müziğine kadar her türlü farklı melodiyi dinliyoruz ve bossların farklı temalarıyla, özgün fazlarıyla kapışıyoruz.

Birinin hareket şeması diğerininkinden çok daha farklı, hatta oyunun akıcılığı da farklı, örneğin Dex ve Prophet boss savaşlarında hız ve dikkat ön plandayken ve hareket şemalarını ona göre ezberliyorken Arora’da ise bu durum biraz daha rahat, arka planda hoş bir pop parçası eşliğinde bölümümüzü kolaylıkla geçebiliyoruz ki bu durum Arora’nın ara fazı sayesinde hayli dengeleniyor zira 3 farklı saldırı tipini ezberliyor ve ona göre saldırı yapabiliyorsunuz.

Prophet ve Dex’te ise durum çok daha farklı, öncelikle Dex’in bir ara fazı yok ama bizi kendi zihninin derinliklerine ittiği zor ve göz yoran bölümleri var, akabinde boss savaşında gelen fazlarını geçebilmek ise hiç kolay değil, her faza en az 3’er tane saldırı tipini ezberleyip ona göre karşılıklar üretmeli, tabiri caizse ritmin arasındaki boşlukları yakalayıp o boşluklardan sızmalısınız.

Prophet’ın ise bir ara fazdan ziyade mini bir boss savaşı olan “Bouncer” denen bar fedaisi dayıyı karşımıza çıkartıyor, bu dayı ise güreşçiden hallice iri fiziğiyle üstümüze zıplayıp tüm canlarımızı süpürmeyi amaçlıyor ki onunda birkaç farklı hareketi var onları ezberleyip o şekilde saldırıp Prophet boss savaşına geçiş yapabiliyorsunuz, onu da alt ettiğinizde bölüm bitiyor, zor ama havalı.

Gelelim erken erişimin son boss savaşı olan Hemlock’a ki o da punk rock müzik stiliyle hem hızlı hem dengeli bir hareket şeması eşliğinde karşımıza çıkıyor, temel olarak Prophet’taki otoban bölümün  yerini direkt olarak alan tren istasyonu bölümü var ve onun haricinde soldan sağa yürümeli beat em up tarzında ufak bir bölümü de var akabinde o bölümü bitirdiğinizde ise hoş bir animasyonla karşınıza çıkıyor, zor bir boss savaşı ve birden fazla fazı var, güçlü ve etkileyici Hemlock’unda her fazında konserini çok daha alevli bir hale getirdiğini ve sizi kendi müziğine saygı duymaya zorladığı muazzam bir savaşı deneyimliyoruz.

Her biri ayrı ayrı bir mini oyun kalitesinde ve karakterimizi geliştirip tekrar ve tekrar deneyebiliyoruz. Kişisel bir favori belirtmem gerekirse Prophet’ı özellikle arka planda devasa şekilde yazan şarkı sözleri ve karizmatik tarzına sebep sevdiğimi söyleyebilirim ama bir o kadarda zor bir düşman olmuş, saç baş yoldurması cabası.

Grafikleri ve sanat dizaynı

Grafikler bilim kurgulardan fırlamışçasına muazzam bir cyberpunk esintileri taşıyorlar, oyunun sanat dizaynını da bu açıdan takdir etmek gerekli. Göze çok hoş gelen ama yer yer de yorabilen bir sanat dizaynı söz konusu.

Charlie Disco’dan tutun bizimle iletişime geçip ortaya güzel bir mizah unsuru olarak konan tatlı robota, oyundaki her ana düşmana ve standart düşmanlara kadar hepsinin tasarımları çok güzel ve temanın birer parçası olduklarını iliklerimize kadar hissettirecek şekilde yapılmışlar.

Oynarken bütün ayrıntılara teker teker dikkat etmeye, karakterleri detaylarına kadar incelemeye ve oyunun ne kadar güzel dizayn edildiğine tekrar tekrar dalmadan edemedim, gerçekten muazzam bir sanat dizaynı ve hoş grafikleri var.

Öte yandan neon renkler ve ışıklandırmalar da bu cyberpunk vari ütopyaya güzel bir hava katmış, atmosfer oldukça canlı ve her bir düşman bölümünde çok daha farklı renklere ve temaya bürünerek çeşitliliği canlı tutan bir renk paleti mevcut.

Aynı paletin siyah tonunu da underground tonunu da öte yandan masalsı tonunu da muazzam farklılıklar ile deneyim edebiliyorsunuz.

Birçok oyunun gerçekçi olacağım diye direnip optimizasyon denen gerekliliğin hakkını veremediği şu günlerde Dead as Disco, göz alıcı grafiklerini oldukça iyi bir optimizasyon ile bizlere sunmakta.

Ses ve müzikler

Ses ve vuruş detayları çok güzel onlara söylenebilecek pek bir şey yok lakin oyunun bir müzik temposu var ki aman aman! Kelimenin tam anlamıyla kulağınızın pasını silip süpürüyorlar.

Dead as Disco’da tema hem de karakter açısından muazzam müzikleri var, özellikle bossların bu müzikler ve temalarla bütünleşmesine bayıldım, her birinin bambaşka tarzı ve karizması var.

Tabi müzik dedik, müziklere değinelim, harikalar.

Güzel rock, pop, metal ve rap parçaları dinledim, oynarken gaza gelmemek kesinlikle elde değil.

Bu müzikler sayesinde bosslar çok daha tehditkâr ve özgün bir hale geliyor, dediğim gibi, acayip karizmatik.

Gerek renkli atmosferi gerekse oyunun türü sebebiyle gayet özgün bir oyun olduğunu söyleyebilirim.

Dead as Disco, ritimli dövüş oyunları repertuarına güzel bir giriş yaptı.

Ritim oyunları artıyor

Hi-Fi Rush akabinde gelen Dead as Disco’dan sonra söyleyebiliriz ki ritim bazlı dövüş oyunlarının sayısı her geçen yıl biraz daha artıyor, temel aldıkları dövüş mekaniğine baktığımızda ise bu konu aklımıza Batman Arkham serisinin çıkış yaptığı dönemin ardından yapılan açıklamalarda başta o seriye de bu tarz ritimli mekaniklerin ekleneceğini ama sonradan değiştirildiğini öğrenmiştik.

Nitekim vakit o acaba sorusunu gerçeğe uyarlama vakti oldu ve Dead as Disco, Hi-Fi Rush’ın ardından ritimli dövüş oyunları furyasına güzel bir eklenti oldu.

Adeta film tadında dövüşler ve filmden hallice sahneler yaşıyoruz, umuyoruz ki ilerleyen yıllarda da bu denli ritim oyunları gelmeye devam eder.

Meydan okuma modu

Oyunun çeşitli hareketlere erişebilmemizi sağlayan ve bu sayede oynanışa çeşitlilik katan “İnfinity Disco” isminde bir meydan okuma modu mevcut, bu modda belli başlı hareketlerin açılmasını sağlamak adına mücadele ediyorsunuz.

Güzel bir eklenti, yine diğer bölümlerde olduğu gibi bu bölümde de şarkı harekete göre değişiyor, oyunun doğasının müzik olduğunu düşünürsek bu da ruhu koruyan bir ince detay olmuş diyebilirim.

Öte yandan mod çok keyifli, mutlaka öneririm.

Potansiyelinin zirvesi

Şimdiden 1.2 milyon insana erişim sağlayan bu oyunun potansiyelinin zirvesine ulaştığını henüz söyleyebiliriz, bakalım erken erişim halka açıldığında ve oyunun kullanıcı kitlesi iyice arttığında durum nasıl olacak öte yandan çok oyunculu moda ve diğer boss savaşlarına erişimi de merakla beklemekteyiz.

Kaliteli ve imza bir yapım

Dead as Disco, kelimenin tam anlamıyla muazzam bir tutku işi olarak karşımıza çıkan bir yapım. Oyunun her bir saniyesinden keyif aldım ve atmosferin büyüsüne kapılarak oynadım, ki herkese de öneririm gerçekten muazzam bir yapım olmuş, normalde bu kadar ekstraya gelecek düzeyde pozitif konuşmayı pek sevmem ama bu oyun gerçekten hak ettiği değeri ziyadesiyle görmeli diyorum efendim.

Yaz ayları yaklaşırken ve muazzam oynanış süreli oyunlar bizleri boğuyorken Dead as Disco gibi 10-12 saat, hadi tüm içeriği tüketseniz ve biraz zorlanarak bitirseniz 20 saat içinde bitecek bir oyuna hepimizin ihtiyacı var.

Olumlu Yanlar
  • Renkli ve güzel dünya.
  • Kaliteli mekanikler.
  • Muazzam sanat dizaynı.
  • İyi müzikler.
  • Kaliteli boss savaşları.
Olumsuz Yanlar
  • Kısa oynanış süreleri.
  • Bitirme animasyonlarının takılması.
  • Düşmanlardaki ufak tefek takılmalar.

Google'da bizi öne çıkarın

Aramalarda ve haber akışında Oyun Günlüğü'nü takip edin. Bağımsız oyun gazeteciliğine verdiğiniz destek için teşekkürler.


Dead as Disco - Erken Erişim İnceleme
Yükleniyor...