Bağımsız geliştirici Angelicore Game Studios, Angelic evreninin merkezindeki hikaye odaklı yeni strateji ve rol yapma oyunu Angelic: Dark Symphony'yi ürpertici bir fragmanla duyurdu. Sinematik bir karanlık bilim kurgu rol yapma oyunu (RYO) olan yapım; değişen karakter perspektifleriyle oynanan, kahraman odaklı sıra tabanlı savaşları ve kozmik bir trajediye dayanan hikayesiyle dikkat çekiyor.
Stüdyonun açıklamasına göre ekip, eski Bungie ve Crytek geliştiricilerinin liderliğinde. Tamamı oyunun motoruyla hazırlanan görüntülerden oluşan fragman; oyunun neo-insan kahramanları, sinematik anlatı dili ve taktiksel savaşları hakkında ilk ipuçlarını veriyor. Angelic: Dark Symphony şu anda PC için geliştiriliyor ve Steam ile Epic Games Store'da istek listesine eklenebiliyor. Ek platformlarla ilgili bilgilerin ise ilerleyen dönemde paylaşılacağı belirtildi.
Stüdyonun geçmişi de projeye ayrı bir anlam katıyor. Angelicore Game Studios, daha önce Metaverse Game Studios adıyla biliniyordu ve kurucusu ile oyun direktörü, sektörde uzun yıllara dayanan bir geçmişe sahip Türk geliştirici Erkan Bayol. Stüdyo, 2025 yılında Angelic evrenine bağlı token ve blockchain özelliklerinin tamamını iptal ederek dikkat çekmiş, tümüyle oyun odaklı bir yöne geçmişti.
Oyunun hikayesi karanlık bir bilimkurgu evreninde geçiyor. İnsanlık, melek adını verdiği neo-insanları yaratıyor. Kendilerini kontrol eden şirketlere karşı ayaklanan melekler, yıkıcı İnsanlararası Savaşlar'ı kesin bir zaferle kazanmalarına rağmen esrarengiz biçimde derin uzaya göç ediyor. İki yüzyıl sonra ise geri dönüyorlar.
Erkan Bayol, oyunun anlatı yapısının klasik kalıpları kırdığını vurguluyor. Bayol'a göre Dark Symphony'de etrafına yardımcı karakterlerin toplandığı tek bir baş kahraman yok. Oyuncular hikayeyi, farklı kahramanların paralel ilerleyen yolculukları üzerinden onların gözünden deneyimliyor ve sıra tabanlı savaşlarda her birinin kontrolünü tamamen ele alıyor. Her kahramanın kendine özgü güçleri de savaşların akışını yeniden şekillendiriyor.
Oyunun ilk görev zinciri, oyuncuları bir zamanlar The Heaven olarak bilinen derin uzaydaki neo-insan kolonisi Dreadheaven'a götürüyor. Koloninin neden aniden sessizliğe gömüldüğünü araştıran kahramanlar; kendi varoluşlarından inançlarına, evrimden ahlaka ve gerçekliğin kendisine kadar her şeyi sorgulamalarına yol açacak felaketlerle yüzleşiyor.
Bayol, projenin çıkış noktasını ise tek bir soruya bağlıyor: İnsanlık, evrimin izin verdiğinden çok daha hızlı biçimde uzaya uyum sağlamak zorunda kalırsa ne olur? Stüdyoya göre bu sorunun cevabı, ileride melekler olarak anılacak neo-insanların yaratılması ve kaçınılmaz bir çatışmanın fitilinin ateşlenmesi oluyor.
Oyunda Türkçe dil desteği bulunuyor. Ancak seslendirme tarafında sadece İngilizce bulunuyor.
Oyun haberleri için temel kriterlerimizi merak ediyorsanız haber politikası ve standartlarımıza göz atabilirsiniz. Bir bağlantıya tıklayıp satın alma işlemi yaparsanız, küçük bir komisyon alabiliriz. Yayın politikamızı okuyun.