Vizyon

HBO The Last of Us 1. sezon 7. bölüm incelemesi

0

HBO uyarlaması The Last of Us dizisinin yedinci bölümünde, aynı üçüncü bölümde olduğu gibi ana hikayemizin durduğu ama eski hikayeyi gördüğümüz ve dolayısıyla ana hikayeden önce nelerin yaşandığını öğrendik. Vizyon’un bu bölümünde bakalım, yedinci bölüm bizlere geride kalan neleri tanıtmış. (Bu yazı spoiler içermektedir.)

HBO The Last of Us

Romantik bir AVM gezisi

Yedinci bölümün hikayesi, ilk oyun için çıkan The Last of Us: Left Behind isimli eklenti paketinden esinleniyor. İlk oyun 2013 yılında çıkmadan hemen önce The Last of Us: American Dream isimli çizgi romanda Riley karakterini tanıyoruz.

Bölüm, Ellie’nin ana hikaye başlamadan üç hafta öncesinde FEDRA bölgesindeki normal yaşantısına rastlamamızla başlıyor. Zekasına rağmen gururuna yenik düşen Ellie, sık sık FEDRA bölgesindeki diğer kişilerle kavgaya tutuştuğu için ceza alıyor. Aynı zamanda Ellie’nin oda arkadaşı Riley’nin bir süredir ortalıkta olmadığını görüyoruz.

Riley daha sonrasında birdenbire çıkıp geliyor ve Ellie’ye Marlene ile tanışıp Ateşböcekleri’ne katıldığını, FEDRA’nın faşist yönetimini değiştirmek istediğini söylerken onu şahane bir yere götüreceğini söyleyip yıllardır kimsenin uğramadığı bir alışveriş merkezine götürüyor. Burada ikili beraber ataride oyun oynayarak, fotoğraf kabininde fotoğraflar çekerek, dans ederek, şaka kitabı okuyarak ve büyüleyici bir şekilde atlı karıncaya binerek vakit geçiriyorlar. Ellie, daha sonrasında Riley’nin Atlanta’daki karantina bölgesine gideceğini çünkü FEDRA’da ona reva görülen işin lağım temizlemek olduğunu öğreniyor.

Bu ikilinin son gecesi, daha sonrasında aynı eklenti paketinde de olduğu gibi öpüşmeleriyle sonuçlanırken, bir yandan da AVM’de son kalan Hastalıklı’nın onlara saldırmasıyla ve ikisinin de ısırılmasıyla bitiyor. Yaşanan olaydan sonra Marlene, Ellie’nin bağışık olduğunu öğreniyor (aynı ilk bölümde gördüğümüz gibi).

Ellie’nin ve Riley’nin arasındaki dinamiği izlemesi zevkli. Bill ve Frank kadar duygu yoğunluğu yaşatan bir bölüm olmasa bile, Riley’nin eğlenceli hali ve sonradan yaşadıkları durum insanı üzmeye yeterli diye düşünüyorum.

En büyük korkunun yalnız kalmak olması

Yapımcıların neden Ellie’nin Riley ile olan hikayesini ana hikayenin tam bu kısmında anlattığını anlamak zor değil. Joel yaralandığı için onun ölmesinden ve yalnız kalmaktan korkan Ellie, bu durumu en çok değer verdiği Riley’de yaşadığı için Joel’da da yaşamak istemiyor ve Joel’a elinden gelenin hepsini verip yardım ediyor. Öyle ki, Joel’u taşıdığı evde durmadan etrafa işe yarayacak herhangi bir şey ararken iğne iplik bulup sakince Joel’un yarasını dikebiliyor. Joel’un hayatını bu sayede ikinci kez kurtarmış olacağı için Ellie’nin de Joel’un da birbirlerine ne kadar değer verdiklerini görmüş oluyoruz.

Kompakt olan başka bir hikaye

Yine kendi içinde başlayıp biten bir bölüm izlemiş olduk. Bu bölümün tasarım olarak AVM içinde olmasından ötürü daha renkli ve daha canlı olması muhtemelen tüm dizinin renk paleti arasında en farklı olanı olmuştur diye düşünüyorum. Ayrıca bol bol Mortal Kombat referansı görmek keyifli, Mileena’nın Raiden’a “fatality” uygulamasını izlemek ve sonrasında Street Fighter oynamalarını izlemek eğlenceliydi. Öte yandan diyaloglar sayesinde bu düzenin içine doğmanın virüs öncesindeki dünya ile yaşanan kopukluğu görmek mümkün: Örneğin şaka kitabında okudukları “screenshot” esprisini ne Riley’nin ne de Ellie’nin bilmediğini gördük. Yine de Ellie’nin uzayla ve dinozorlarla ilgilenmesi bu kopukluk hissini arttırıyor. Sezon finaline iki bölüm kala acaba yapımcılar Left Behind hikayesini anlatmak gibi beklemediğimiz bir şey yapacaklar mı? Bekleyip göreceğiz!


Tuana Seda Hürmen
Oyun Günlüğü Yazarı