İnceleme

Prince of Persia

0
  • Prince of persia: The Sands of Time Remake belirsiz olarak ertelendi.
  • Oyunun ilk versiyonu 1989’da çıkmıştı. O günden bu yana yirmiye yakın versiyonu yayınlandı.
  • Assassin’s Creed başta pers prensi olacak şekilde yaratılmıştı.

Jordan Mechner; Binbir Gece Masalları, Indiana Jones ve Robin Hood hikayelerinden esinlenerek Prince of Persia fikrini bulmuş. Hikayemiz şöyle: Sultan savaş için uzak topraklarda iken bu durumdan faydalanmak isteyen kötü kalpli vezir, prensesimizi odasına kapatır ve kendisi ile evlenme kararını kabul etmesi için ona bir saat verir. Zavallı prensesi kurtarabilecek tek kişi de bizim prens, fakat kendisi de kötü vezir tarafından zindana kapatılmıştır. Ölümcül tuzaklardan kurtulmanın yanı sıra prensimizin bir de önceden belirttiğimiz bir saatlik sürenin içinde kalması gerekiyor kazanabilmek için. Tüm bunlar yetmezmiş gibi oyunda bir aşamada kendi gölgenizle de savaşmanız gerekiyor ki bu noktada barışçıl bir yöntem seçip gölgenizi kabullenmeniz daha yararınıza olacaktır. Sonuç olarak tüm gardiyanları ve tuzakları olabildiğince hızlı bir şekilde geçmeye çalışıyoruz bu oyunda.

Kısaca pers prensinin orijinal hikayesi böyle. Fakat yapım yöntemi ile ilgili anlatacaklarımız da var. Dönemine göre çok gelişmiş görsellere sahip olmasının arkasında Jordan Mechner’in stil tercihi yatıyor. 1920’ler ve 30’ların çizgifilmlerinde kullanılan “rotoscope” yöntemini kullanıyor genç Jordan. Bu tarz filmlerde önceden çekilmiş videolar ve fotoğrafları şeffaf bir yüzeyin altına yerleştirerek her karede değişen hareketleri ayrı bir kağıda çizmek gerekiyor. Böylece zamanın diğer yöntemlerinden çok daha akıcı ve doğal hareket etme görüntüleri çıkıyor ortaya. Aksiyon sahnelerinin oyuncusu da Jordan’ın küçük kardeşi David’den başkası değil! Şehirlerindeki yeşilliklerde ve duvarlarda küçük kardeşinin günümüz deyimiyle yaptığı “parkur” hareketleri baz alınıyor pers prensinin hareketlerinde.

1985’te başlayan emekler sonucunu tam 4 yıl sonra 1989’da veriyor. 89’da Apple II bilgisayarlar için oyun piyasaya sürüldü ve oyunun Broderbund firmasının dikkatini yakalaması uzun sürmedi. Böylece dönemin ne kadar konsolu ve bilgisayarı varsa hepsi için piyasaya sürüldü. Totalde 2 milyon kopya satmış olması tek kişilik dev kadro olan Jordan Mechner için büyük bir başarı. Elde ettiği bu gelir ile Jordan sinema okumak için üniversiteye giderken bir süre oyunun gelişimine ara veriliyor.

Ardından 1993’te Prince of Persia: The Shadow and The Flame çıkarılıyor. İlk oyunun tam 11 gün sonrasını oynuyoruz bu seferki oyunda. Kötü kalpli veziri yenmesinin üzerine Sultan, Pers Prensine zenginliklerini sunuyor ödül olarak. Fakat kendisinin aynısı sahte bir prens çoktan onun yerini almış ve pers prensinin bu karışıklığını çözmesi gerekiyor. İkinci oyun da aynı oyun stratejisi üzerinden ilerlemiş fakat dövüşlere ve rakiplere daha fazla çeşitlilik eklenmiş. İyi yorumlar toplayarak ileriki oyunlara yol açıyor bu oyun da.

99 yılında, bir milenyumun sonuna yaklaşırken Pers Prensi yapımcıları da 3. Boyut denemelerine girişiyor fakat sonuç pek de hayran bırakacak şekilde olmuyor ne yazık ki. İlk iki oyunun başarısı burada devam edemiyor. Buglar, kontrol hataları ve Tomb Raider kopyası olmakla suçlanıyor oyun. Oyunun eski satıcısı iflas edince Ubisoft beliriyor hakları satın alıp oyunu geliştirmek üzere. Böylece prensin hikayesinde yeni bir perde açılıyor.

Böylece Ubisoft’un altında Jordan ile çalışan P.o.P (Prince of Persia) takımı 2003 yılında bir klasik yaratıyor: “Prince of Persia: The Sands of Time”. Yine kötü karakterimiz Vezir bu defa ölümsüzlük peşinde, prensimizi ve babasını büyük vaatlerle kandırarak zamanın kumlarını serbest bıraktırıyor. Kumun hayır getirmeyeceğini hemen anlıyoruz. Bu noktadan itibaren oyun başlıyor ve “zaman hançeri”ni kullanarak yaptığımız hatayı düzeltmek için oyunda kumdan savaşçılarla ve farklı engellerle savaşmamız gerekiyor. Zaman hançeri demişken bahsetmezsek olmaz, bu yaklaşım, yani oyundaki belirli anları geriye sarıp tekrardan oynarken farklı hamleler yapma fikri “checkpoint” kültürüne farklı bir yaklaşım getiriyor. Öldüğünüz yerden tekrar başlamak yerine geri sararak hızlıca farklı hamleler yapıp hayatta kalabiliyorsunuz. Bunun için de geçici belleğe aşırı yükleme olması gerekiyor fakat P.o.P team bunu bir şekilde başarıyor ve aldığı övgüleri fazlasıyla hak ediyorlar.

2004’te Prince of Persia: The Warrior Within serisinde, geçen oyunda kumları serbest bırakmanın bedelini ödüyoruz prens ile birlikte. Warrior Within, detaylı komboları, etkileyici müzikleri ve güzeller güzeli karakterleri ile oyuncu kitlesini hem genişletiyor hem gelecek oyunlar için heyecanda bırakıyor.

2005’te çıkan Prince of Persia: The Two Thrones ise serinin yarattığı heyecanı kursaklarda bırakmayacak kalitede. Son yolculuğundan dönen prens, krallığını saldırı altında bulur. Buna üstelik bir de kendi içindeki canavar ile baş etmesi gerekmektedir, çünkü zamanın kumları ile uğraşmak sonuçsuz kalmaz. Prensin hikayesine güzel bir final yapılıyor böylece.

Aynı zamanda ise çalışmalar devam ediyor. Patrice Désilets adlı yaratıcı, küçük bir ekip ile birlikte “Prince of persia: Assassin” adlı demo oyunu üzerinde çalışıyor. Haçlı seferleri dönemini gerçekçi bir şekilde anlatmaya çalışan bir oyun yaratılıyor. Fakat oyunun pers prensi serisine pek tutarlı olmaması bir sorun yaratıyor. Böylece farklı bir oyun yaratılmasına karar verilerek prensin demosundan Ubisoft’un yeni yıldızı Assassin’s Creed ortaya çıkıyor.

Tekrar prense dönecek olursak, 2008’de Prince of Persia adı ile çıkan oyuna geçebiliriz. Bu noktada zerdüştlük dini ve iyi ile kötünün insan içindeki savaşına tanık oluyoruz. İyilik tanrısının yolladığı elçi yoldaşlığında kötülük tanrısını geldiği yere geri yollamak için yola çıkıyoruz bu seferki oyunda. Oyun 2 milyon kadar satsa da ilk üçlemenin yükselttiği eşiği geçemeyip ortalama bir oyun olarak kalıyor akıllarda.

2010’da Pers Prensi sinema filminin çıkışını kaçırmayan ubisoft resmen bir de oyunu sunuyor sinema biletinin yanında. Prince of Persia: The Forgotten Sands ile karşılaşıyoruz. Bu oyun Sands of Time ve Warrior Within oyunları arasındaki zaman diliminde geçiyor. Tekrar ilk üçlemeden tanıyıp sevdiğimiz prensimize geri kavuşmuş oluyoruz yani. Bu defa prensin abisi Malik’in krallığını kurtarmak için savaşıyoruz.

2010’daki büyük geri dönüşünün ardından prensten uzun süre haber alınamadıysa da çalışmalar devam ediyormuş ki 11 yıl sonra yeni bir oyun haberi geldi. Prince of persia: The Sands of Time bir remake oluyor. Oyunun yenilenmiş versiyonu sevenlere nefesini tutturmuştu. Fakat Geçenlerde yapılan gösterimde oyunun görselliği izleyiciler tarafından beğenilmeyince çıkış tarihi ileri atılarak çalışmalara devam edileceği duyuruldu. 21 Ocak 2021 olan tarih önce 18 Mart’a, ardından da belirsiz olarak ileri atıldı. Mekanikler üzerinde çalışılmaya devam edildiği açıklaması oyunun resmi twitter sayfasındaki bildiri ile açıklandı. 

“Bunca yıl beklemişiz, prensi daha ne kadar gerekirse de bekleriz.” diyenlerden misiniz? Yoksa “Altı üstü bir oyun, yeter artık!” isyanı edenlerden mi? Ne olursa olsun remake çıktığında hepimiz eski bir dostumuzla karşılaşmış gibi hissedeceğiz. Yıllar sonra bile prensin macerasının bitmediğini görmek güzel.