Diablo 3 - İnceleme
İnceleme

Diablo 3

0

Diablo 3, yeryüzünden Cennet’in 7. katına kadar iblisleri avlayabildiğiniz sonu gelmek bilmeyen bir aksiyon rol yapma oyunu. Günah Savaşları’ndan beri Sığınak’ın tanık olmadığı Nephalim gücünü, oynarken iliklerinize kadar size hissettiren ve bu güç hissiyatı ile de bağımlılık yapan bir oyun. Başmelek Tyrael ve serinin vazgeçilmezi aksakallı bilge dedemiz Deckard Cain ile sırt sırta vererek Yeni Tristram’da başlayan maceramız bizi uzak diyarlara, hatta Angiris Konseyi’nin iç çatışmalarının tam ortasına kadar götürüyor.

Diablo 3

Blizzard şirketi tarafından geliştirilen ve yayımlanan Diablo 3, 15 Mayıs 2012 tarihinde Windows ve OS X platformları için piyasaya çıkış yapmış ve çıkışından sonraki ilk 24 saat içerisinde 3.5 milyon satış yaparak günümüzde hala yanına dahi yaklaşılamamış bir dünya rekoru kırmıştı. İlerleyen aylarda hızla konsollara ve ardından yeni jenerasyonlara çıkışı yapılan oyunumuz, en son 2018 yılında el konsolları dünyasına da Nintendo Switch ile giriş yaparak, bugüne dek 30 milyonun üzerinde satmış ve tarihe izini en başarılı oyunlardan birisi olarak bırakmıştır.

Yeni Tristram, eski hikaye

Seçtiğiniz sınıf veya geçmişiniz ne olursa olsun karanlığın hükmettiği Sığınak dünyasında bir seyyah olarak yolunuz Westmarch Körfezi’nin doğusunda, Khanduras topraklarına düşüyor ve yolculuğunuz esnasında New Tristram’a doğru düşen bir yıldız görmenizle başlıyor. Daha yakından incelemek için kasabanın surlarına yaklaştığınızda kasabanın cesur milis kuvvetlerinin ölümden geri dönmüş mahlukat sürülerini püskürtmeye çalışırken buluyorsunuz, içgüdüsel olarak içlerine atılıp dirilmiş ruhsuz bedenlerin bir daha ölümden dönmeyeceğinden emin olduktan sonra kapılar sizin için açılıyor ve kasabanın kasveti üzerinize çöküyor. Yerlilerle biraz konuşup, tanıştıktan sonra yardım ettiğiniz milis kuvvetlerin başındaki kişi olan Rumford’un aslında yakın zamanda canavarlara yenik düşen Yüzbaşı Daltyn’den sonra mecburen yerine geçmiş savaş tecrübesi bulunmayan bir çiftçi olduğunu ve dakikalar önce hışımla biçtiğiniz, sizin için bir anlam ifade etmeyen çürümüş bedenlerin halkın yakın zamanda toprağa gömdüğü yüzler, aileleri ve dostları olduğunu öğreniyorsunuz. Kasaba halkı korku içindeyken kontrolü sağlaması ve insanların güvenliğinden emin olması gereken Belediye Başkanı Holus’u kırık el arabasını almış kasabayı terk etmeye çalışırken görüyorsunuz ve demirci Haedrig’i de dinledikten sonra Tristram gibi bir kasabanın belki de kaderinde tekrar tekrar aynı şeyler yaşamak olduğunu aklınızdan geçirirken karşınıza Leah beliriyor. Size tüm bu talihsiz olayların gökyüzünden düşen yıldızla başladığını ve amcası olan Deckard Cain’in bunun önüne geçmek için ne yapılması gerektiğini bilebileceğini ancak yıldızın düşmesinin etkisiyle kendisinin izini Tristram Katedrali’nde kaybettiğini belirtiyor, az önce surların önünde cenk sanatındaki hünerlerinizi konuşturmuş olacaksınız ki amcasını bulmak için sizden yardım istiyor ve sizi Kehjistan çöllerinden, Arreat Dağı’na dek sürükleyecek maceranıza başlıyorsunuz.    

Diablo 3 mekanikleri

Oyunda karakter yaratırken Barbar, Keşiş, Cadı Doktoru, Büyücü, Şeytan Avcısı ve eklenti paketleriyle açabileceğiniz Haçlı ile Ölüm Büyücüsü sınıflarından birisini seçiyorsunuz, eski oyunlardan farklı olarak karakterinizi kişiselleştiremeseniz de cinsiyetini belirleyebiliyorsunuz ve son olarak bir isim vererek başlıyorsunuz. Her sınıfın kendine has diyalogları, seslendirmeleri ve onları hayatlarında bu noktaya getiren geçmişleri bulunuyor. Karakter oluşturma ekranınızı sonlandırırken “Hardcore” ve “Seasonal” ile hemen altında “Solo Self Found” adı altında tik atabileceğiniz 3 kutu dikkatinizi çekecektir. Hardcore yazan kutuyu işaretlemek, karakterinizin öldüğünde yeniden dirilemeyeceği modu aktif edecektir. Seasonal ise karakterinizi, oyuna sık sık eklenen her biri yaklaşık 3 ay süren Season modunda doğmasını sağlayacaktır, bu modda her yama ile oynanışa çeşitlilik ekleyen birtakım özellikler ve eşyalar eklenir. Bu moddaki sahip olduğunuz eşyaları sadece bu modda varoluşunu sürdüren karakterleriniz arasında taşıyabilirsiniz ve ancak sezon sonunda karakterleriniz normal modda yeniden doğacak ve eşyalarınız taşınacaktır. Sezon modu sahip olduğu kendine has yenilikler ile oyunu oldukça eğlenceli kılarken beraberinde liderlik sıralaması gibi rekabetçi elementleri getirir ve aynı zamanda belirli başarımları açmanız halinde her sezona özel kozmetik ödüller dağıtarak sizi oyunu tekrar tekrar oynamaya motive edebilir.

Solo Self Found modu ise isminden de tahmin edebileceğiniz üzere Seasonal moddaki karakterlerinizin başka oyuncularla etkileşime geçmesinin önüne geçerek sizi tek başınıza iblislerle, şeytanlarla yüzleşmeye zorlayarak oyuna ekstra bir zorluk katmanı daha ekler. Oyunda toplamda 20 farklı zorluk bulunuyor, her katmanda ölüm riskiniz artarken vaat edilen ödüllerin kalitesi ve bolluğu da paralel bir şekilde artıyor. Okunduğunda pek bir anlam ifade etmeyen bu zorluk ayarlamalarının arasındaki farkın ne kadar dramatik olduğunu oyunun sunduğu istatistiğe göz attığınızda ancak farkına varabiliyorsunuz zira en düşük zorluğa kıyasla en yüksek zorlukta savaşacağınız canavarların canı %13,888,770 artarken efsanevi bir eşya düşürme ihtimaliniz %1,221 artıyor. 

Eski oyunların aksine daha affedici bir öğrenme eğrisine sahip olan serinin üçüncü eklentisinde oyuna “builder” ve “spender” başlığı altında bir mekanik eklenmiş. Yönetmeniz gereken enerji havuzunun yenilenmesini sağlayacak basit yetenekler ile bu enerjiyi kullanarak çok daha fazla hasar verebileceğiniz ya da sağladıkları çeşitli kullanışlılıklar ile işini kolaylaştıracak daha kompleks yetenekler olarak ikiye ayrılıyor. Her bir yeteneğinizi de ayriyeten “rünler” aracılığıyla dönüştürebiliyor, kimi zaman verdiğiniz hasar tipini değiştirirken kimi zaman kendinizi savunmak için kullandığınız bir yeteneği çok agresif bir yetenek haline de getirebiliyorsunuz.

Oyunu ideal bir şekilde oynayabilmek için gerek bulduğunuz eşyaların size sağladığı nitelikleri akıllıca değerlendirerek gerekse bir yetenek rotasyonuna oynayışınızda yer vererek bu enerji problemini ortadan kaldırmanız gerekiyor. Karakterinizin çeviklik, dayanıklılık, zırh ve elementlere karşı olan dirençleri gibi sahip olduğu nitelikleri karşılaşacağınız rakiplere göre düzenlemek de bir o kadar önemli olsa Diablo II’de olduğu kadar kısıtlayıcı değil ve bu da oyunculara farklı tatlar deneyimlemeleri için daha açık bir alan sağlıyor. Oyunun hikayesini bitirdikten sonra Macera Modu adında yeni bir oynanış modu açılıyor, bu modun ev sahipliği yaptığı “Nephalem Rift” sistemi ile dilediğiniz zorlukta rastgele oluşturulmuş zindanları akın edebiliyor, oyunun size vaat ettiği daha ehemmiyetli eşya setlerini ve daha nitelikli mücevherleri toplayıp, geliştirebiliyorsunuz. Nephalem Rift mekaniği kulağa ne kadar basit gelse de seriye devrim niteliğinde bir oyun sonu içeriği sağlayarak yıllardır alışılmış olan tekrar tekrar hikaye modunu oynama ve aşırı nadir bir eşya için aynı düşmanı kesme devrini de kapatıyor. Belli bir noktadan sonra sıradan Nephalem Rift kolay kalmaya başladığında ise ise oyun barındırdığı “Greater Rift” seçeneği ile karşınıza çıkıyor, bu zindanların artan zorluğuyla birlikte ödüller de çoğalırken harcadığınız süreye bağlı olarak oyun size daha da yüksek kademeler sunuyor. Eğer sizin için bu zorluk da yeterli gelmiyorsa dünya çapındaki diğer oyuncularla rekabet ederek, sıralama tablosunda en üst sıraya çıkmak için zindanlarda harcadığınız her saniyeyi hesaba katmanıza sebep olacak “Challenge Rifts” de bulunuyor. Oyunda maksimum seviyeye ulaştıktan sonra ise oyundan gerçekten keyif almaya başlayacağınız “Paragon” sistemi devreye giriyor, bu sistem içerisinde 70. Seviyenin ardından kazandığınız tecrübe puanları ile Paragon seviyenizi yükselterek elde ettiğiniz Paragon puanlarınız ile karakterinizin niteliklerine direkt olarak müdahale edebiliyor, dilediğiniz şekilde puanları dağıtabiliyorsunuz ve bu Seasonal modundaki özellikler ile birleşince ekranınızda beliren parlak sarı renkte kritik hasar sayılarının trilyonları görmesi hiç de olağan dışı olmuyor.        

Görevler ve açık dünya

Oyunun ana hikayesi 4 bölümden oluşuyor, her bir bölümde yüzleşmeniz gereken belli baş düşmanlar bulunuyor ve hepsi olay örgüsüyle birlikte birbirine bağlanacak şekilde uzanıyor. Hikaye boyunca size eşlik eden kadim Horadrim topluluğu üyesi Deckard Cain ve Başmelek Tyrael sayesinde evren ve dünya hakkında pek çok bilgi edinirken beklemediğiniz düşmanlarla karşılaşıyor ve bu yolculukta bir Nephalim olarak kendinizi, geçmişinizi ve güçlerinizi de keşfediyorsunuz. Ana hikayenin finali olan 4. bölümde ise resmen görsel şölen diyebileceğimiz ara sahneler ile birlikte maceramıza tatmin edici bir son veriyoruz. Eğer Reaper of Souls eklenti paketine sahipseniz 5. bölümde semavi varlıklar hakkında bildiklerinizi sorgulatacak, içinde bulunduğunuz dünyanın ne kadar karanlık olduğunu size hatırlatacak bir hikaye sizleri bekliyor.

Oyunda önceki oyunun aksine her şeyin yeri hemen hemen belli ancak haritada ilerledikçe açılan sislerin arkasında gizli, oyuncuları keşfetmeye teşvik etmek adına sislerin ardında oyunun dünyasına ve hikayeye dair birçok not ve bulunmayı bekleyen hazineler gizlenmiş. Bölgeler oldukça geniş ve rastgele oluşturulmadığı için karşınıza sadece düşmanlar değil gerçekten ilgi çekici şeyler de çıkabiliyor, böylelikle çok daha canlı ve sizi içine çekebilecek bir atmosfer yaratılmış.

Grafikler ve atmosfer

Oyunun grafikleri önceki oyun ile karşılaştırıldığında birçok oyuncu tarafından daha açık renk paletleri kullanıldığı ve World of Warcraft’a benzer pastel bir temaya sahip olduğu için çokça eleştiri almış olsa da 2012 yılına göre oldukça başarılı ve kaliteli grafiklere sahip olmakla birlikte her ne kadar çıktığı dönem bu tarz eleştirilere maruz kalmış olsa da World of Warcraft sonrasında League of Legends gibi birçok oyunun da esinlendiği bu tarz günümüz oyun dünyasına kendini sevdirmeye başardığı için dönüp bakıldığında hiç sırıtmıyor. Oyunun atmosferi alışık olduğunuz karanlık fantazi türünden devam ediyor ancak yolculuklarınız sırasında sizi birçok farklı coğrafyalara götürerek karanlık zindanlardan çıkartıp taze nefes aldırmayı da ihmal etmiyor. Topluluğu ikiye bölen bu estetik seçiminin cesurca olduğu kesin zira sahip olduğu hikayeye, işlendiği konulara bu renkleri harmanlayabilmek her stüdyonun altından kalkabileceği bir şey değil.

Ses tasarımı ve müzikler

Oyundaki vuruşlar, yetenek sesleri oldukça tatmin edici ve kulağınıza aşina gelmeye başladıktan sonra oyunun yapısı gereği sahip olduğu hızlı oynanışı ile belli bir noktadan sonra tekrar eden seslerden ziyade ritimlere dönüşüyor ve odaklanarak oyuna kendinizi verdiğiniz zaman yeteneklerinizin bekleme sürelerini, tetiklenen bonusları sesler ile takip edebilecek kıvama geliyorsunuz. Oyun duyduğunuzda etkisinde kalmanızı sağlayabilecek adeta Dead Space’i andıran atmosferik sesler barındırıyor. Karanlık bir sokakta yürürken gözlerinizin önünde yaşamından kopartılan bir insanın ruhunun dünyayı terk etmek istememesi ve uğradığı haksızlığa karşı öfkeyle kendince bir adalet arayışı içinde size saldırması, seslendirme sanatçılarının kalitesi ve iyi hazırlanmış efektler ile gerçekten sizi içine çeken bir deneyime dönüşüyor. Eski oyunlarda duyduğunuz melodileri, tınıları tekrar işittiğinizde nostalji ile içlerinizin ürpermesine hazır olun çünkü Matt Uelmen yılların tecrübesi ile oyuncu kitlesini artık çok iyi tanıdığı için nerede hangi müziği koyması gerektiğini çok iyi biliyor.

Değerlendirme

Oyunculara vaadedilen sınırsız güç potansiyeli ve geniş build olanakları ile hızlı oynanışı kusursuzca birleştiren Diablo III, tartışmasız bir şekilde ARPG türünün göz bebeği olarak yıllardır tahtını kimseye kaptırmıyor. Her ne kadar Diablo 2: Resurrected veya Diablo 4 oynasanız da sizi bir şekilde kendine geri döndürmeyi başaran ilginç bir çekiciliğe sahip olan bu oyunda ne tarz bir oyuncu olursanız olun eğlenmemeniz mümkün değil.


product-image

Diablo 3

8

Diablo 3, yeryüzünden Cennet’in 7. katına kadar iblisleri avlayabildiğiniz sonu gelmek bilmeyen bir aksiyon rol yapma oyunu.

Olumlu Yanları
  • Eşya ve yetenek çeşitliliği.
  • Teknik olarak sonu olmayan bir oynanış döngüsü.
  • Tekrara düşmenin önüne geçecek endgame sistemleri.
  • Hala devam eden sezonlar ile devamlılığı sağlanan ilgi çekicilik.
Olumsuz Yönleri
  • Türe yeniyseniz tek başınıza eşya dizilimi gibi konseptleri anlamakta güçlük çekebilirsiniz.
  • Eski bir oyun olması sebebiyle modern oyunların sahip olduğu oynanış kalitesini arttıran bazı özelliklere sahip olmaması.
  • Belirli bir noktadan sonra oyun speedrun simülasyonuna dönüşebiliyor.
  • Türkçe çevirisi bulunmadığı için yabancı dil bilmiyorsanız çok güzel bir hikayeden mahrum kalabilirsiniz.
  • Oynanış, mekanikler, buildler ile ilgili Türkçe kaynak olabilecek web sayfaları bulunmuyor.
Can Yeşil
Oyun Günlüğü İnceleme Editörü
Nisan 2024
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  
Login/Sign up